"Döviz" sayfasının sürümleri arasındaki fark

k
ufak düzenlemeler
k (78.163.125.64 tarafından yapılan değişiklikler geri alınarak, Théoden tarafından değiştirilmiş önceki sürüm geri getirildi.)
k (ufak düzenlemeler)
Serbestçe bozdurulabilen dövizler kısıtlamalar olmadan başka para birimlerine dönüştürülür. Konvertibiliteye sahip dövizler olarak da adlandırılır.
 
Kısıtlı konvertibiliteye sahip dövizler değişim esnasında kısıtlamalar ile karşılaşmaktadır. Bu dövizler örneğin sadece belli kişi çevrelerince ya da belli amaçlar için başka para birimlerine dönüştürülebilinir. Değişime (değiş-tokuş) sadece belirli kısıtlamalara da maruz kalabilir. Bu para birimleri kolay para olarak da tanımlanmaktadır.
 
Bundan başka, yerli ve yabancı para çevrilebilirliği (konvertibilitesi) arasında fark vardır. Bir yerli vatandaş ülkesinde ulusal parasını yabancı paraya çevirebiliyorsa, o para birimi yerli çevrilebilirliğe sahiptir. Aynı şekilde bir yabancı, söz konusu bu ülkede yabancı parayı bozdurabiliyorsa, bu takdirde o para birimi yabancı çevrilebilirliğe sahiptir.
 
Çevrilmeyen dövizler bir döviz kontrolü altında bulunur. Değişim (değiş-tokuş) diğer para birimlerinde yasaklanmıştır ya da sadece bireysel onay (Döviz Kontrolü Yönetimi) ile mümkündür.
 
== Kur oluşumu ==
1 Ocak 1999’da [[Avro]]’nun yürürlüğe girmesiyle Almanya’daki döviz kurları resmi olarak belirlenmiştir. Avro’nun gelmesiyle döviz [[borsa]]ları [[tedavül]]den kaldırılmıştır.
 
Diğer bir değişiklik ise dövizler adına fiyat sunma yöntemindeki değişiklikti. Almanya'da uygulanan fiyat sunma, yeni fiyat kaydının yürürlüğe giriş tarihine kadar uygulanan bir yöntemdi. Döviz ticaretinde 1 Ocak 1999’dan itibaren döviz değerleri bütün Avro’yu kabul eden katılımcı ülkelerde oran kaydı biçimine dönüştürülmüştür. Satın alma (alım gücü) oranı bu yüzden değişmiştir. Satış ve sunum değeri gelişimlerinin (kur gelişimleri) karşılaştırılabilirliği geniş kitleler adına alışılmadık bir durumdu.
 
== Esnek Döviz Kuru Sistemi ==
1973 başlarında çoğu Batı Avrupa ülkesinde ve Japonya’da dolar kuru serbest bırakılmıştır. Sabit kur sistemi yerine, esnek kur sistemi uygulanmıştır. Özellikle uluslararası ticaretten etkilenen Japonya ya da Amerika gibi küçük ölçekli milli ekonomiler sabit döviz kuruna bağlı kalmıştır. Bu, zamanla daha da güçleşmiştir, çünkü uluslararası sermaye devinimi Elektronik Bilgi İşlem Tekniği ve telekomünikasyondaki yeni gelişmeler sayesinde daha da kolaylaşıp hızlanmıştır. Ayrıca kontrol de giderek zorlaşmıştır.
 
Esnek döviz kuru sistemi yürürlüğe girdikten kısa bir süre sonra iki petrol kriziyle karşı karşıya gelinmiştir. Bunun sonucu olarak da sistem, bilanço artışı (Petrol İhraç Eden Ülkeler- [[OPEC]]) ve açığına (Ekonomik İşbirliği Organizasyonu- [[OECD]]) yenilmiştir. Bu da orta vadede kendini yenilemiştir.
 
IMF’nin ikinci değişiklik anlaşmasıyla üye ülkeler döviz kuru sistemi seçiminden feragat etmişlerdir. Böylece her iki ülke kendi istikrarlı para değeri ve ekonomi şartlarının sorumluluğunu üstlenmiştir. Altın, satın alma değerini kaybetmiştir. Bununla da döviz kurunda fark edilir düzeyde bir dalgalanma oluşmuş ve kur devamlı değişkenlik göstermiştir.
 
== Avrupa’da Euro Öncesi Para Politikası İş Birliği ==
Avrupa devlet ve hükümet başkanlarının kararıyla (Haag 1969), Avrupa Topluluğu; Avrupa Ekonomi ve Parasal Birliği’ne dönüşmüştür. İlk olarak 1972’de Avrupa Döviz Kuru Birliği kurulmuş, ardından da 1979’da Avrupa Para Sistemi yürürlüğe girmiştir. 1992’de imzalanan Maastricht Anlaşması, Avrupa para entegrasyonun son adımı olmuştur.
 
Avrupa Döviz Kuru Birliği, [[Bretton Woods Sistemi]]nin kısmen de olsa sabit döviz kuru sistemi haline gelmesi için aracılık etmiştir. Tek tek olan Avrupa paralarının konvertibilitesi böylece garanti altına alınmıştır (Block- Floating).
 
Bu da Avrupa Para Sisteminin Avrupa Topluluğu dâhilindeki döviz kuru istikrarını sağlamayı öncelikli hedef haline getirmesini sağlamıştır. Ekü’nün tek hesap olarak (karşılaştır, Avrupa Para Birimi) yürürlüğe girmesi de bu gelişmenin bir parçasıdır. Bunun devamında döviz kurunun sadece belirli bir seçenek yelpazesi dâhilinde dalgalanması kararlaştırılmıştır. Bu seçenekler 1992 ve 1993 para krizleri sonunda genişletilmiştir. Söz konusu olan Eylül 1992 Pound krizi, İngiltere’nin Avrupa ekonomik sistemini terk etmesine neden olmuştur. Bu bağlamda Pound krizini direk etkileyen borsada yoğun olarak İngiliz Pound’una oynayan Amerikalı yatırımcı Georg Soros da önemlidir. [[Georg Soros]] büyük miktardaki Pound’u [[Alman Markı]] ve Fransız [[Frank]]ıyla takas edip, Pound’un değerinin düşmesini hızlandırmıştır.
 
Avrupa’nın tek para sistemine geçişi, [[Avrupa Ekonomi ve Para Biriliği]]’nin temeli olan [[Maastricht]] Anlaşmasıyla yerine getirilmiştir. 1998 yılında Avrupa Merkez Bankası görevine başlamıştır. Euro’nun ilk kez 1 Ocak 1999 da yürürlüğe girişiyle birlikte katılımcı ülkelerde ilk kez ortak bir Avrupa parası yürürlüğe girmiştir.
 
1 Ocak 2002’de Avrupa Para Birliği, [[Avro]] banknotların ve madeni paralarının 12 ülkede tedavüle girmesiyle uygulanmaya başlamıştır.
 
Katılan tüm ülkeler Maastricht Kriterlerini yerine getirmişlerdir (resmi adı: Avrupa Birliği Birleşme Kriterleri)
Avro sahasına zamanla yeni ülkeler (örneğin; 2001’de Yunanistan) katılmıştır. Bunun için döviz kuru mekanizmasına başarılı bir katılım şartı gerekmektedir.
 
Bunun üzerine Bosna-Hersek, Bulgaristan, birkaç Fransız deniz aşırı eyaleti ve Baltık Denizi ülkeleri gibi birkaç ülke para birimlerini Currency Boards / Para Dairesi nedeniyle Avro’ya endekslemişlerdir. Avro, şu anki ulusal para değeriyle sabit döviz kuru ilişkisi olan endekslenmiş para değeri rolü üstlenmiştir.
 
== Yasal Düzenlemeler ==
Para emisyoncudan teslim alınır. Burada çoğunlukla devletçe yetkilendirilmiş bir merkez bankası söz konusudur. Bu kurum para üretimi ve emisyonla görevlendirilmiştir. Çoğu ülkede ise temel olarak fiyat istikrarını sağlayarak para miktarını yönetmekten sorumludur. Merkez bankalarının diğer görevleri ise para politikasını belirlemek ve yürütmek (ve para miktarının yönetimi), döviz rezervlerinin saklanması ve finans piyasası kontrolüdür.
 
Yasal ödeme aracı olan para değerinin ülke içinde yasalar çerçevesinde kabul zorunluluğu vardır; bu da alacaklıların borç ödemede -farklı bir anlaşma haricinde- yasal ödeme araçlarını kabul etmekle yükümlü oldukları anlamına gelmektedir. Bununla da ödeme aracının değeri korunmaktadır. Tarihte bu koruma eski sikkelerin, değerli metal oranlarının garanti altına alınmasıyla sağlanmıştır. Almanya ve Avrupa Ekonomik ve Parasal Birliği’ne üye diğer ülkelerde 1 Ocak 2002’den bu yana yasal ödeme aracı Avro’dur ( Federal Banka Yasasının 2. Madde, 14. Fıkra, 2. İbaresi gereğince; Avrupa Merkez Bankasının ilan edilen Avro’su, tek sınırsız resmi ödeme aracıdır. ).
 
== Dış Bağlantı ==
 
{{Ekonomi-mini}}
 
 
 
[[Kategori:Uluslararası döviz piyasası]]
461.643

değişiklik