"Kürk Mantolu Madonna" sayfasının sürümleri arasındaki fark

düzenleme özeti yok
(Gerekçe:deneme)
'''Maria Puder''', [[Sabahattin Ali]]'nin "[[Kürk Mantolu Madonna]]" adlı tutkulu bir aşkı konu alan kitabın baş kahramanlarındandır.
{{Kitap
| kitap_adı = Kürk Mantolu Madonna
| resim = [[Dosya:Kurk mantolu madonna.jpg|200px|Kapak resmi]]
| resim_altyazısı =
| yazarı = [[Sabahattin Ali]]
| özgün_adı =
| çevirmeni =
| resimcisi =
| kapak_tasarımcısı =
| ülkesi = [[Türkiye]]
| dili = [[Türkçe]]
| serisi =
| konusu =
| türü = [[Roman]]
| yayımcısı = [[Remzi Kitabevi]]
| basım_tarihi = 1943
| türkçe_basım_tarihi =
| basım_türü =
| sayfa_sayısı = 177
| isbn =
| oclc = 18432541
| dewey =
| kongre =
| önce_gelen =
| sonra_gelen =
}}
'''''Kürk Mantolu Madonna''''', [[Sabahattin Ali]]'nin [[1943]] yılında yayımladığı bir romanıdır. İlk olarak [[Hakikat]] gazetesinde 18 Aralık 1940-8 Şubat 1941 (çıkmadığı günler: 8-10,14,15 Ocak 1941) tarihinde “Büyük Hikâye” başlığı altında 48 bölüm olarak tefrika edilmiştir. Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna’yı ikinci kez askerlik yaptığı [[Büyükdere]]’de çadırda yazmış ve günü gününe gazeteye yetiştirmeye çalışmış, romanı yazdığı günlerde attan düşüp sağ kol bileği çatlayınca, kolunu tenekede ısıtılan suya koyup yazmaya devam etmiştir.
 
Dikkat! Buradan sonraki kısımda romanın gidişatıyla ilgili büyük spoiler'lar vardır.
== Konu ==
{{spoiler}}
Romanın baş karakterleri [[Maria Puder]] ve Raif Efendi'dir. Raif Efendi içine kapanık, melankolik ve dış dünyaya uyum sağlayamamış bir karakterdir. Hayatı boyunca birçok şeye boyun eğmiş, haksızlığa uğradığında bile buna karşı koyamamıştır. Sevmediği bir kadınla evlenmiştir, bir ailesi vardır. Kendi hayatına kendi yön verememiş, başkalarının istediği bir insan olarak hayatını sürdürmüştür. Hayatında gerçekten yaşadığını hissettiği sadece bir anısı olmuştur ve bunu günlüğüne aktarmıştır.
 
Kitapta Raif adlı karakter Maria'yı yani Kürk Mantolu Madonna'yı tutkulu bir aşkla sevmektedir ve tüm yaşamında sadece onunla olduğu zaman dilimde ruhen yaşamıştır. Maria Puder, Berlin'deki Atlantik adındaki barda şarkı söylemektedir. Orada çalıştığı yıllar boyunca erkekler hakkında edindiği bilgi ve tecrübelere dayanarak hepsinin güvenilmez olduğunda karar kılmıştır. Kendini ne kadar zorlarsa zorlasın, kimseyi sevemeyen birisidir. Kimseyle çok yakınlaşmaktan hoşlanmayaz. Raif Efendi'nin ona aşık olduğuna inanması ve hislerine karşılık vermesi oldukça uzun sürmüştür.
20'li yaşlarında babasının isteği üzerine gittiği Berlin'de, sanata olan ilgisi sayesinde bir sanat galerisine gider. Galerideki tablolar arasında bir sanatçının otoportresini görür ve tablodaki kadını hiç tanımamasına rağmen platonik olarak aşık olur. Bu tablo onda daha önce hiç hissetmediği duygular uyandırır. Raif Efendi tablodaki portrenin, Andrea Del Sarto tarafından yapılmış "[[Madonna delle Arpie]]" isimli tablodaki Madonna'nın portresine benzediğini düşünür. Tabloya o kadar hayran olur ki fırsat buldukça tabloyu görmeye gider, fakat başka gözlerin onu takip ettiğini farketmez. Artık ritüel halini alan bu tabloyu seyretme seansınlarından birinde bir kadın onun yanına gelir. Bu kadın, tablonun sahibi olan sanatçı Maria Puder'dir. Maria, Raif'in tabloya olan hayranlığının farkındadır. Raif ise başta onun kendisiyle alay eden biri olduğunu düşünür. Tablonun sahibi ile konuştuğunu öğrenince ise dünyası bir daha geri dönüşü olmayacak şekilde değişir.
 
Soluk bir yüzü, siyah kaşları, siyah gözleri ve koyu kumral saçları vardır. Asaletli ve güçlü bir görünümü olan Maria Puder, oldukça güzel bir kadındır. Kitabın sonunda Raif, Maria'nın bebeğini doğurduktan bir hafta sonra hastalığına dayanamayıp vefat ettiğini öğrenir.
Maria'nın karakteri Raif'e göre daha dominanttır. Kendisinin bir erkek gibi özgür yetiştiğini, canı ne isterse onu yaptığını Raif'e anlatır. Hatta Raif'i de çok naif bulduğunu dile getirir. İkisi bu özellikleri sayesinde birbirlerini tamamlarlar ve uzun süren bir arkadaşlık başlar. Raif Maria'yı çok sevmektedir fakat Maria'nın kendisine olan hislerinden emin olamaz. Yine de onun her istediğini yapmaya çalışır. İkisi beraber rüya gibi günler geçirirler fakat her zaman olduğu gibi bu romanda da hikayenin sonu kötü biter. Babasının ölümü yüzünden Raif Efendi Türkiye'ye, eski kasvetli günlerine geri dönmek zorunda kalır.
 
{{Kurgusal-taslak}}
Yaşlanıp ölümünün yaklaştığını anladığında, bu güzel günleri kaydettiği defterinin yakılmasını genç iş arkadaşından rica eder. Genç iş arkadaşı da Raif Efendi ile ilgili bu gizemi çözmek ve onu daha yakından tanıyabilmek için defteri okur.
{{endspoiler}}
 
 
==Eserdeki kişiler ve özellikleri==
*'''Raif Efendi''': Asıl kahramandır. Raif Efendi romanın genelinde kendi halinde, sessiz, sakin, ahlaklı ve sıkıntılı olduğu zamanlarda başkalarına belli etmeyen birisidir. Ancak bu sessizliğinin ardında bir kadına duyduğu sevda gizlidir.
*'''Rasim''': Raif Efendi'nin iş arkadaşı. Raif Efendi'nin gizemini çözmemizi sağlayan karakter.
*'''Maria Puder''': Yaşamın kıyısında kendi kendine debelenirken; aşkıyla içindeki tüm gizli güçleri sere serpe yaşamak isteyen; güçlü bir kadındır.Diğer bir tabirle "Kürk Mantolu Madonna"'dır.
 
== Eserin ana fikri ==
Sabahattin Ali’nin sözü her şeyi açıklıyor: ”Dünya’nın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!... Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?”
 
{{vikisöz}}
 
[[Kategori:1943 romanları]]
[[Kategori:Sabahattin Ali romanları]]
[[Kategori:Türkçe romanlar]]
Anonim kullanıcı