Ana menüyü aç

Değişiklikler

değişiklik özeti yok
}}
 
'''Martin Heidegger''' (1889-1976), [[Varoluşçuluk|Varoluşçuvaroluşçu felsefenin]] önde gelen isimlerinden biri olarak bilinen Alman filozof.
 
== Yaşamı ==
1923'te [[Marburg Üniversitesi]]'nde profesör oldu. 1927 yılında " [[Varlık ve Zaman]] " yayımlandı ve yayımlanışından itibaren yalnızca varoluşçu felsefe açısından değil, 20.yüzyıldaki bir bütün felsefe tartışmaları bağlamında bir şekilde etkili oldu. Heidegger burada, bütün bir Batı Felsefesi geleneğini ''metafizik'' olmakla eleştirdi, ki sonrasında [[postmodern felsefe]] bu argümanı başka düzlemelerde yeniden değerlendirecektir.
 
1933 yılından itibaren [[naziler]]inNazilerin iktidara gelmesiyle birlikte Heidegger [[Nazi Partisi]]'ne katıldı. Bu dönemde Freiburg Üniversitesinde rektör oldu. Heidegger'in bu dönem boyunca izlediği politika her zaman tartışma konusu olmuş ve onun çalışmalarının değerlendirilmesine gölgeler düşürmüştür. Nazilere katıldığı gerekçesiyle 1945'te üniversiteden uzaklaştırıldı ama sonra 1952'de yeniden üniversiteye dönebildi. Daha sonra yanlış yaptığını söylemesi de üzerine düşen gölgelerin sona ermesini sağlamamıştır, ancak bununla birlikte onun teorik çalışmalarının değeri her zaman kendini buna rağmen korumuş ve felsefe açısından önemli yerini muhafaza etmiştir.
 
== Felsefesi ==
Heidegger'in felsefi çalışmalarında hocası [[Edmund Husserl]]'in ve [[fenomenoloji]] felsefesinin etkileri açıkca görülür. Buna bağlı olarak felsefe-dışı sayılan pek çok kavramı felsefeye taşıdı ve varoluşçu felsefecilerde (örneğin [[Søren Kierkegaard|Kierkegaard]]'ın korku, umutsuzluk, kaygı vb. kavramlarla yaptığı gibi) görülen tarzda analizlere yöneldi ve bunları derinleştirdi. [[Kaygı]], [[sıkıntı]], [[merak]], [[ölüm]], [[korku]] gibi terimleri felsefe düzlemine taşıdı. Fenomenolojiyi [[Varlık]] sorunu bağlamında yeniden yorumladı ve kullandı. Heidegger'in Husserl etkisi ile kendine özgü bir ''varoluşçu felsefe'' oluşturduğunu söylemek mümkündür. Diğer taraftan Heidegger, kendi felsefesinin Sartre tarafından yanlış anlaşıldığını ve varoluşçuluğun düşüncesini açıklamak için doğru bir terim olmadığını belirtmiştir.
 
Heidegger'ın düşüncesine göre, insan bu dünyaya öylece ''bırakılmıştır''. Bu ''bırakılmışlık'' fikri birkaç yönden varoluşçu felsefenin temel argümanlarını sürdürür ve derinleştirir. Varoluşa bırakılmışlığı ile insan kendi varlık'ınıvarlığını oluşturma özgürlüğüne zorunlu olarak bırakılmıştir aslında. Ama ''başlangıçta'', bırakılışın kendisi bir özgürlük yokluğudur -''sondaki'' ölümün kaçınılamazlığı gibi.
 
''İnsan'', varoluşun ortasına öylece, ''orada- bir- varlık- olarak'' ( [[Dasein]] ) atılmıştır. Bu bir tercih ya da seçimin sonucu değildir. Ve insan, bu ''bırakılmışlık içinde'' tercihler ve seçimleriyle kendi yaşamını ileriye dogru ''kurar''. Burada ''zorunlu'' bir ''özgürlük deneyimi'' sözkonusudur. İnsan kendi varlığını gerçekleştirmek üzere sürekli seçimler ve tercihler yapmak durumundadır, yani özgürlüğünü gerçekleştirmek zorundadır. Ölüme kadar. Heidegger'in felsefesinde ölüm fikri, bu bakımdan önemli bir yer tutar. İnsan, bırakılmışlığında ölüme yazgılıdır ve varoluşunu buna göre gerçekleştirmelidir.
 
Heidegger ayrıca, genel anlamda söylenecek olursa, [[teknik]]'in gelişimiyle birlikte şekillenen dünyanın eleştirisini yapmaya yönelmiştir ve modern dünyada buna karşı düsüncenin görevlerini belirlemeye calışmıştır. " [[Varlık sorusu]] ", onun tüm felsefi çalışmalarinin özü ve özetidir. Bu çalışma varlık'ın unutulmuşluğuna yapılan bir itirazla başlar ve devam eder. Kant, Hegel ve Husserl'den etkilendiğini belirtmenin yanı sıra, [[Friedrich Wilhelm Nietzsche|Nietzsche]] ile girdiği eleştirel ilişkinin de belirtilmesi gerekir. Heidegger, yapısalcılığa benzer ama başka bağlamlarda [[Dil]] konusunu felsefeye temel bir kategori olarak sokmuştur. Onun bütün felsefi kategorileri ''dil'' dolayımıyla işlerlik kazanır.
:"Dil Varlık'ın evidir", der Heidegger.
 
 
== Dış bağlantılar ==
* [http://www.projektmaxstirner.de/heisch.htm / Heidegger ve Hiç]
 
{{Commonscat|Martin Heidegger}}
Anonim kullanıcı