"Kurban" sayfasının sürümleri arasındaki fark

k
değişiklik özeti yok
k (Yazım hatası/biçem hataları, değiştirildi: birşey → bir şey AWB ile)
k
[[Eski Çağ]]'da ölen kişinin eşyalarının yanı sıra eşi ve köleleri de kurban edilir ve onlarla birlikte gömülürdü. [[Antik Yunanistan]]'da ölülerin mezarlarında hâlâ yaşadıklarına inanılır ve onlara düzenli olarak sunu takdim edilirdi. Örneğin; bir kap içinde kan sunulurdu. Kan, hayat demek olduğu için ruhun kanı içince geçici bir canlılığa kavuşacağı fikri hakim idi. Eğer bu ihmal edilir ise, ölülerin çevreye ölüm ve çeşitli hastalıklar salarak intikam alacağı düşünülürdü.
 
Euripides'in İphigenia Tauris'te adlı tragedyasında rahibe, kralın kurban etmek istediği iki yabancının kanla lekeli olduklarını ve arınmaları gerektiğini söyler. Çeşme suyundan mı, yoksa okyanus dalgalarından mı? diye sorar kral. "''Tuzlu deniz''" diye cevap verir rahibe, bütün pislikleri temizler. Sadece kurban olunanın değil, kurban edenin de temizlenmesi gerekir. Eğer yakarıcı, tanrıdan birşeybir şey elde etmek istiyorsa yere kapanarak ya da ellerini göğe doğru kaldırarak ona, törelere uygun biçimde yakarır, belli kelimeler kullanırdı; çünkü büyüden pek az farkı olan duanın, büyülü bir gücü vardı. Genel olarak büyüyle birlikte adak adanırdı; çünkü herşeyeher şeye rağmen insan olan tanrıların gönülleri armağanlarla alınabilirdi. Zeus İlyada'da "Hektor bana, çok kıvrımlı İda tepelerinde ve büyük kentte birçok yanık öküz armağan etti; bu yüzden yüreğim ona acıyor" diyerek, Hektor'u yaklaşmakta olan ölümden kurtarmayı düşünür. Dolayısıyla, karşılaştığında lütuflar elde etmeyi uman insanlar tanrılara yiyecek ve içecek ya da kurbanın hoş kokusunu sunmak durumundaydılar.
<ref>Bettany, Georges Thomas (2005) Dünya Dinleri Ansiklopedisi, Say Yayınları. ISBN 975-46-8512-6</ref>
 
97.593

değişiklik