Ana menüyü aç

Değişiklikler

k
Yazım/Biçem, değiştirildi: sözkonusu → söz konusu (6) AWB ile
'''Postmodernizm''', [[modernizm]]in ''sonrası'' ve ''ötesi'' anlamında bir tanımlama olarak kullanılmaktadır ve modern düşünceye ve kültüre ait temel kavram ve perspektiflerin sorunsallaştırılmasıyla ve hatta bunların yadsınmasıyla birlikte yürütülmektedir.
 
[[Teori]] alanında [[modernizm|modernist]] [[sanat]] biçimleri ve uygulamalarından koptuğu iddia edilen bir dizi kültürel yapıntıyı tanımlayan [[mimarlık]], [[felsefe]], [[edebiyat]], [[güzel sanatlar]] gibi alanlarda yeni kültür biçimlerin işaretleri olarak başlamıştır. Bu tartışmalar zamanla diğer birçok alanlara ve disiplinlere de yansımıştır ve sonuçta bir bütün olarak [[modernite]]nin sorgulanmasına ve aşılması arayışına dönüşmüştür. Bununla birlikte postmodernizmi yeni bir tarihsel evre olarak anlamaktansa modernizmin kendi içinde bir aşama ya da özgül bir dönem olarak anlama çabaları da sözkonusudursöz konusudur. Postmodernizm, bu anlamda kendine yönelik itiraz ve eleştirileri de içine alacak şekilde süregiden bir modernizm/modernite/modernlik soruşturması ve tartışması olarak görülmektedir.
 
== Postmodernizmin tarihsel ve düşünsel çerçevesi ==
[[Dosya:Guggenheim-bilbao-jan05.jpg|thumb|400px|Postmodern mimari örneklerinden Guggenheim Müzesi - Bilbao]]
Çoklu yapısı ve karmaşık değerlendirilmeleriyle, "Postmodernizm tam olarak nedir?" sorusuna tek yanıt vermek mümkün değildir. ''Postmodernizm'' kimilerine göre, bir dönemin adıdır. Buna nazaran, sözkonususöz konusu dönem "Postmodern durum" (Lyotard) olarak adlandırılır. Aynı zamanda yeni bir felsefi konseptin, yeni bir düşüncenin, üslubun, yeni bir usçuluğun (modern usçuluğu aşan farklı bir usçuluğun), yeni bir söylemin ''de'' adıdır postmodernizm. Bu, hem kültürel hem düşünsel hem de maddi nitelikler açısından bir dönemin sona ermesi ve ''kendi içinden'' ötesine geçilmesi anlamında ileri sürülen bir kavramlaştırmadır.
 
Bazı yazarlara göre yılı modernitenin bittiği varsayılan tarihtir. Nitekim temel olarak, ''Postmodernizm'' olarak anılan düşünce ve pratiklerin tamamının [[II. Dünya Savaşı]] sonrasında ortaya çıktığı görülür. Kesin bir dönemleştirme yapmak ve tarihsel sınırları saptamak olanaklı görünmemekte; hatta öncüllerinin bizzat modernizm içinde yer almasıyla birlikte, Postmodernizm olarak ifade edilen süreci ve düşünceleri, tarihsel zaman dilimi açısından II. Dünya Savaşı sonrasından itibaren ele almak yerinde olacaktır.
 
Daha sonra, özellikle [[1960]]'lı yıllardan itibaren, [[Fransa]]'da görülen teorik çalışmaların ve felsefi tartışmaların sonucunda, Postmodernizm, felsefi olarak da kendini ifade etmeye başlar. [[Postyapısalcı felsefe]], Postmodernizmin düşünsel felsefi arkaplanını doldurmaktadır. Bu dönemde modernitenin ülküleri ihlal edilmiş ve bu ülkülere kaynaklık eden düşünce biçimleri ya da temel kuramsal kavram ve kategoriler açıktan sorgulanmaya başlanmıştır; [[bilim]], [[teknoloji]], [[sanat]], siyasal özgürlükler adına yapılan her şeyin ortak amacı ilerleme ve insanın özgürleşmesidir, oysa varılan sonuçların böyle olmadığı açıklık kazanmıştır.
 
Bu sürecin sonucunda varılan noktayı Lyotard, (ya da Büyük Anlatılar'ın) sonu olarak adlandırır. Bunları [[Aydınlanma]], [[İdealizm]] ve [[Tarihselcilik]] olarak belirtebiliriz.
 
=== Kökeni ===
Postmodernizmdeki ''post'' eki ''sonra'' anlamına gelmekle birlikte [[modernizm]]den devam eden, ondan kaynaklanan ve onun sorunsallaştırılması ve aşılmaya çalışılması anlamlarına gelir. Postmodernizm, söylemlerinde görülen aşırılıklara rağmen bir çağın kapanıp başka bir çağın açılması anlamında bir '''kopuş'''u ifade etmez. Burada modernizmle paradoksal bir ilişki sözkonusudursöz konusudur. Modernizmin kendi içinde varılan sınırların sonrası, o sınırlardan itibaren geriye dönük bir kökten sorunsallaştırma girişimi ve yeniden değerlendirme çabası olarak belirtilebilir.
 
[[Arnold Toynbee]] ''Bir Tarih İncelemesi'' adlı eserinde modern dönemin [[I. Dünya Savaşı]]'yla sona erdiğini, bundan sonraki dönemin postmodern dönem olduğunu ileri sürerek ilk kez ''postmodern'' terimini kullanmıştır. Yine [[1934]] yılında [[Amerika]]'da yayınlanan bir şiir [[antoloji]]sinde postmodern sözcüğü yer almıştır. [[1950]]'lerde [[modernizm]]deki hemen tüm olgulara bir tepki olarak ortaya çıkıp mimarlık, sanat, [[Siyaset|politika]], eğitim, toplum gibi çok farklı alanda kendinden iyice söz ettirmeye başlayan postmodernizm [[1980]]'lerin başlarında yaygın olarak kullanılan bir kavram olmuştur.
 
=== Postmodernizm, Postmodern durum, Postmodern felsefe ===
Postmodernizm, [[Postmodern durum]], [[Postmodern felsefe]], daha da özgül bir anlamda olan [[Postyapısalcı felsefe]] farklı anlamlarda ve içeriklerde ele alınıp değerlendirilmelidir.
 
Postmodernizm, belirli bir durum icinde ve olumlu ya da olumsuz anlamda modernizmden farklılaşan, tüm siyasal ve maddi/toplumsal değişimleri, öte yandan düşünsel ve kuramsal ürünleri ve kültürel pratikleri kapsayan bir formülasyondur.
 
''Postmodern durum'', II. Dünya Savaşı sonrasında belirginleşen, sosyal, ekonomik ve siyasal düzenlenişlerle bağlantılı olarak ortaya çıkan genel ''durumu'' işaret ederken, ''postmodern felsefe'' postmodernizmdeki tutum ve eğilimlerin felsefi/ teorik arkaplanını göstermektedir.
 
Postmodern felsefe, genel olarak belirgin bir şekilde Platon'dan günümüze uzanan felsefe geleneğinin ("[[metafiziksel felsefe]]" olarak adlandırılan) yadsınması girişimidir. "Özcülük", "temelcilik", "gerçekçilik", "nesnellik", "özne" ya da "ben" gibi modern felsefeye içkin kavramların genel geçerlilikleri sorgulanmakta ve büyük ölcüde yadsınmaktadır. ''Postyapısalcı felsefe'' ise, farklı düşünürlerce farklı şekillerde ortaya konulmuş ''yapısalcılık-sonrası'' belli bir felsefe eğiliminin genel adıdır ve postmodern düşüncenin en önemli kuramsal ayağını oluşturmaktadır.
Bu söylemde artık önemli olan ''daha doğru bilginin'' araştırılması değil, [[doğruluk]] kategorisinin işleyiş mekânizmalarının deşifre edilmesi ve bu bağlamda yeni doğruların oluşturulmasıdır. Genel ahlaksal anlayışlar ve ilkeler artık geçerliliğini yitirmiştir; ahlaksal normların kaynağı yaşanan koşullar, çağın gerekliliğidir. [[Postmodern Etik]], modernizmin evrensel ve sabit ahlak ilkelerinin geçersizliğini göstererek, genel ahlak ilkelerini görelileştirir. Dinden sonra bilimin egemenliginin de yıkılmasıyla, "her şey uyar" noktasına varılmıştır. Bu önerme, öncelikle bilimin statüsünü ve [[doğruluk]] iddialarını görelilleştirmek üzere, bir bilim felsefecisi olan [[Paul Feyerabend]]'ten gelir.
 
Postmodernizmin, siyasal yönelimleri bakımından, ''hem'' radikal ''hem'' muhafazakâr olduğu söylenebilir.Hem her iki yönelimin postmodern temsilcileri sözkonusudursöz konusudur, hem de belirli bağlamlarda her iki yönelimin de aynı noktada birlikte olması sözkonusudursöz konusudur.Postmodernizmin tutarlilik kaygısı gütmeyişi ([[Eklektizm]]) siyasal alandaki konumlarda da görülebilir.
 
Birey, kimlik, kültür alanında ''radikal,'' sistemi değiştirme alanında ''muhafazakârdır''. Ancak, radikallik ve muhafazakârlık kavramları da postmodern okumada anlam değişimlerine uğrar ya da başka bir deyişle bilinen anlam yapıları yapıbozuma uğratılır pek çok kavram ve kategoride olduğu gibi. Dolayısıyla postmodernizmin ''ne'' radikal ''ne de'' muhafazakâr olmadığı söylenebilir. [[Makro siyaset]] modeli [[Mikro siyaset]] anlayışıyla, [[Majör]] olan [[Minör]] olan ile yer değiştirir. Bunu geleneksel siyasal alanın kategorileriyle tanımlamak doğru sonuçlar vermeyecektir. Postmodernizm, en genel anlamda, "Büyük anlatılara", "Büyük projelere", "Büyük ilkelere" itirazdır ve bunların olanaksızlığı iddiasıdır. Buradan itibaren teorik ve politik alanda postmodern konumlanışların şeceresi çıkarılabilir.
Kilisenin ve feodalizmin bin yıllık egemenliğine son veren burjuvazi 'eşitlik, özgürlük ve kardeşlik' ilkeleri ile tarih sahnesine çıkmıştı. Burjuvazi gerçekten bu ilkeleri gerçekleştireceğini düşünmüştü. Bilim, teknik ve sanat alanındaki ilerlemelerle insanlığın devamlı ileri gideceği ve özgür olacağı düşünülüyordu. '''Kendinin farkındalığı''' olarak [[özne]]nin bu ilerleme ve özgürleşmede tarihsel bilginin ve tarih yasalarının bilgisinin sahibi olarak yer alacağı da sabit bir veriydi. Modernizme ilk eleştirileri getiren [[Romantikler]]den, yine aynı teorik zeminde modernizmin hedeflerine ulaşmaktaki başarısızlığının teorik eleştirisini oldukça derinlikli yapan Marksizme kadar her öğreti ya da felsefe dahil olmak üzere, sonradan [[postmodern felsefe]]nin yoğun saldırılarına hedef olacak olan bu ''konumlara'' ve ''hedeflere'' sahiptir.
 
[[2. Dünya Savaşı]]'nın yarattığı yıkım, batı dünyasının ahlaki ve etik değerlerini altüst etmiştir. Buradan itibaren düşünürler bu tarihe sebep olan düşünsel temellerle de hesaplaşma arayışlarına yönelmişlerdir. Modern düşüncenin kendisini temellendirdigi ilke ve argümanlara yönelim bu şekilde kuramsal bir yönelim haline gelmiştir. Modernizm icerden eleştirisi postmodernizmden cok daha önce, bizzat modernizmin kuruluş ve gelişme evrelerin de bile görülür. Bu sorgulamalar postmodern konumlardaki gibi olmasa da önemli ölcüde modernizmi icerden zorlayan ve sınırlarına vardıran yönelimlerdir.Modernleşme hedeflerine ulaşılamadığı görüşünün yaygınlaşmasından sonra aydınlanma ilk olarak [[Karl Karx|Marx]], [[Friedrich Wilhelm Nietzsche|Nietzsche]] ve [[Sigmund Freud|Freud]] gibi isimler tarafından eleştirilmeye ve sorunsallaştırılmaya başlanmıştır.
 
=== Marx, Nietzsche, Freud ===
Marx, aydınlanmanın olumlu yanlarına (bilimin gelişmesi, inanç yerine bilgi, usa güven vb.) sahip çıkarken, aydınlanmanın sınırlarını ortaya koydu: 'Özel mülkiyet; eşitlik, özgürlük ve kardeşlik' ilkeleri ile zıtlık içindedir. Hümanizmi ve özgürlüğü getirecek sistem sosyalizmdir. Tarihin öznesi, işçi sınıfıdır ve gercek anlamda Aydınlanma projesini gerçekleştirecek olan da bu öznedir. Çünkü, aydınlanma düşüncesinin kurucusu burjuva sınıfı ve dolayısıyla burjuva toplumu belli bir anda aydınlanmacı ideallerle çelişkiye düşmektedir. Marx bu çelişkinin maddi olarak toplumsal, ekonomik ve siyasal yapısını göstermeye çalışmıştır yapıtlarında. Ancak Marx tüm bu köktenci eleştirilerinde yine de aydınlanmacı ilkelere (akıl, nesnellik,ilerleme, özgürlük vb.) bağlı kalır.Ama eleştirel çalışmasının toplamı, bir anlamda onun kendi hedeflerinden ve niyetlerinden de bağımsız olarak aydınlanmanın sınırlarını göstermekten geri kalmaz.
 
Hem sol hem de sağda taraftar bulan Nietzsche ise, 'Der Fortschritt ist bloss eine moderne Idee, das heisst eine falsche Idee.' (İlerleme yalnızca modern bir düşüncedir, fakat yanlış bir düşünce.) diyerek modernleşmenin temel ilkelerine karşı çıkmıştır. Nietzsche ilerleme, özgürlük ve hakikat kavramlari gibi temel aydınlanmacı kavramları sorunsallaştırmış ve çogu yerde yadsımıştır. O zamana kadar entelektüel çevrelerde geniş kabul gören dünya görüşü ve anlayış (''modern düşünce'') geçerliliğini kaybetmeye başlamıştır. Daha iyi ve daha güzel bir dünyaya dair özlem ve hayaller artık sona ermişti. Bu özlem ve hayallerin kendilerinin sona ermesinden daha ziyade asıl olarak bunlara kaynaklık eden fikirlerin ve onların teorik dayanaklarının geçerliliklerinin sorgulanması ve yadsınması sözkonususöz konusu olmuştur.
 
Modern düşüncenin sınırlarına varılmasında bir başka kaynak da Sigmund Freud olarak belirtilebilir. Psikanaliz kuramı ve özellikle de [[bilinçdışı]]nın keşfi aydınlanmacı ilkelerin temelindeki kavramları başka bir yönde sorunlu hale getirmiştir. Özne, öznellik, gerçeklik, benlik, bilgi, biliş vb. türde kavramlar, aklın niteligine ilişkin tartışmalar Freud'la birlikte ve Freud'dan sonra yeni bir yön kazanmıştır ve pek çok değişikliğin öncüsü olmuştur.[[Uygarlığın Huzursuzlukları]] 'nda Freud, mevcut toplumsal sistemin ve onun dayandığı uygarlık modelinin, kültürün yapısına ilişkin açıklamalarda bulunur.
 
<!--kategoriler-->
 
 
[[Kategori:Postmodernizm| ]]
18.437

değişiklik