Ana menüyü aç

Değişiklikler

bu satırları yazan kişinin adı ahmet akbıyık
 
{{Link SM|ru}}
Tanrı'nın SÖZ'ünü, '10 Emir'ini içeren taş tabletleri taşıyan ve Tanrısal bir silah olarak da kullanıldığı bilinen Ahit Sandığı 2600 yıl sonra yeniden ortaya çıktı. Bu nedenle, yazının başlığına daha önce koyduğumuz 'İrrasyonel Notlar' sözünü başlıktan çıkardık. Çünkü rasyonal ile irrasyonalin içiçe girip birleştiği bir durum söz konusu. Kutsal kitaplarda Tanrı'nın en büyük Mucize'lerinden belki de birincisi sayılan Ahit Sandığı'nın ortaya çıkması, insanın malum sosyal şizofrenisine son verecek bir ilk adım da sayılabilir. Konumuzla ve özünde spiritüel bir savaş olan 'Son Savaş'la ilgisi olabileceği için, yazımıza, bu çok önemli yenilik ile başlıyoruz. Kutsal Kitaplar'da, M.Ö. 6'ıncı Yüzyıldan itibaren artık sözü edilmeyen ve saklı/kayıp olduğu yazılan Ahit Sandığı, -söylenceye göre- "Kıyamet'ten hemen önce yeniden ortaya çıkacaktır." Sandığın kapağının üzerinde, Tanrı'nın iki Baş Meleği'nin tasviri/heykeli bulunmaktadır. Kötünün yaşam alanından ve 'Son Savaş'ta Baş Melek Cebrail'in rolünden, O'nun görev alanıyla ilgili SÖZ'den (ve sözellikten) bahsederken, Ahit Sandığı'ndan da söz etmek zorundayız. Bu şimdi özellikle zorunlu, çünkü son bir haftadır dolaşan söylentiler doğrulandı ve kayıp Ahit Sandığı ortaya çıktı... Bulgu hakkında basında, nedeni "anlaşılmamayacak" bir desenformasyon da yaşandı. Örneğin Ahit Sandığı'na ait olduğu söylenen bazı fotoraflar yayımlandı (biz de bu blogda bir gün boyunca bu resimlerden birini kullandık, içtenlikle özür diliyoruz). Dünyada "taraftar" basın sadece Türkiye'de yok...
 
Etiyopya Ortodoks Kilisesi Patriği Abune Paulos, 26 Haziran Cuma günü Papa XVI. Benedikt'i ziyaret etti. Buluşmanın konusu Papa tarafından önceden bilindiği anlaşılıyor, çünkü söze o girerek ilk soruyu o sormuş. "Ahit Sandığı elinizde mi?" Paulos'un yanıtı kısa ve net olmuş: "Evet bizde. Sandığı ben bizzat gördüm. Dünya, Gerçeği öğrenecek olgunluğa erişti artık."
Burada önemli olan, sandığın hiç yoktan ortaya çıkması değildir. Çünkü, hiç yoktan ortaya çıkmamıştır. Ahit Sandığı'nın nerede olduğu aşağı-yukarı biliniyordu, fakat bilgi asla teyid edilmediğinden birşey kanıtlanamıyordu... Önemli olan, O'nu saklayanların Ahit Sandığı'nın ortaya çıkmasında bir beis görmemeleridir ve bunun için 'Artık Zamanın Geldiği'ni düşünmeleridir. Tanrı'nın Hz. Musa'ya verdiği '10 Emir'in, yani Tanrı'nın SÖZ'ünün yazılı olduğu iki taş levhayı taşımak amacıyla yapıldığı söylenen Ahit Sandığı'nın önemi, sandığın sadece, '10 Emir'in korunması için yapılMAmış olmasından geliyor. Söylenceye göre Ahit Sandığı aynı zamanda, içindeki '10 Emir'le birlikte, Tanrı'yla doğrudan irtibat kurmaya yarayan bir tür araçtır.
Anonim kullanıcı