Alevilik: Revizyonlar arasındaki fark

→‎Yezdânizm ve Kürt Alevîliği’nin kökenleri: 235px|thumb|right|[[Zerdüşt Edebiyâtında etkin Behiştûn çivi yazısı örneği.]]
(200px|thumb|[[Orhan Gazi|Sultan Orhan tarafından yapılan teftişler neticesinde Baba İlyas Horasanî hulefasından Sultan Höyüğü Vakfı’na ait ''Geyikli Baba'' Alevî tekkesi padişahın)
(→‎Yezdânizm ve Kürt Alevîliği’nin kökenleri: 235px|thumb|right|[[Zerdüşt Edebiyâtında etkin Behiştûn çivi yazısı örneği.]])
[[Mani dini|Mâniler]]’in dinî eğitimlerinin İslâmiyet’in dinî âkideleri üzerine de bir hâyli tesirleri olmuştu. Bazı İslâm mezhepleri [[Mani dini|Mâniler]] ile mücadelelerini sürdürürlerken onlarla kaynaşarak, ya doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak Manichéisme’in tesirine tâbi oldular. İslâm âleminde [[Mani dini| Manichéisme]]’nin gelişme devri tam olarak öncelikle [[Mu'tezile]]’nin en güçlendiği zamana ve ikinci derecede de [[Şiî|Şî’î]]liğin en kudretli olduğu döneme tekabül etmektedir.
[[Mu'tezile]] reislerinin birçoğu [[Mani dini|Mâniler]]le dinî ve metafizik mes’elelerle alâkalı münazaralar yapmak suretiyle mücadele ediyorlardı. Bu karşılıklı yapılan münazaralar esnasında [[Mani dini|Mâni]] i’tikadlarının [[Şiî|Şî’î]]lik üzerine önemli tesirleri olmuştu. ''Halife Mehdi'' zamanında, ''“Ebû Muhammed Hişâm bin El-Hakem”, “Ebû Ali Muhammed İbn-i Abd’ûl-Vahhab El-Cübbaî”,'' Yahya bin Halid’in kâtibi ve ''Zindiklik'' ile de itham edilmiş olan ''“Ebû Muhammed Hasan bin Mûsâ El-Nevbahtî”,'' ''“Ahmed bin Muhammed bin Hanbel”, “Ebû Muhammed bin Zekeriya Er-Râzî”'' ve İbrahim’ün-Nazzam’ın tilmizlerinden ''“Ebû Affan Er-Rakî”'' gibi İslâm âlim, ve [[kelâm]]cılarının [[Mani dini|Manichéisme]] ve onun âkideleri aleyhine yazmış oldukları kitaplarda ''hétérodoxe'' nitelik taşıyan ve hususiyle de [[Mani dini|Mâni]]liğe ait bilumum mezhepleri reddetmeğe başlamışlardı. Diğer taraftan ise ''“İbn-i Tâlut”, “Ebû Şâkir’ûd-Deysânî”, İbn’il-A’da El-Harizî”, “Abd’ûl-Kerîm bin Ebî’l-Evcâ”, “Salih bin Abd’ûl-Kuddus”, “Hammad-ı Acered”, “Yahya bin Ziyâd”'' ve ''“Muti bin İlyâs”'' gibi müellifler [[Mani dini|Manichéisme]] âkidelerini müdaafa eden eserler yazmışlardı.
[[Image:BehistunInscriptiondetail.jpg|235px|thumb|right|[[Zerdüşt]] Edebiyâtında etkin Behiştûn çivi yazısı örneği.]]
 
==== Manichéisme’in Abbâsîler Devri’nde Zerdüştlük ile mücadelesi ====
[[Mani dini|Mâniler]], ''[[Zerdüştlük|Zedüştîler]]'' ile de münazara ve mücadelelerini sürdürmektelerdi. Bu konuda yazılmış ''“Chikand Guomânîgu Vîgıâr”'' adındaki [[Zerdüşt|Zedüştî]] eser, [[Mani dini|Manichéisme]]’i red ve cerhetmektdir. Talî [[Mani dini|Manichéen]] mezhebinin reisi olan ''“Yezdân-ı Baht”'' da ''[[Hristiyanlar]]'' aleyhine ''“Cebrail bin Nûh’ûn-Nasranî”'' tarafından reddedilen bir risale yazmıştı.
==== Üçüncü Hicrî asırda İslâmî yönetim altında İran’da Mazdeizm’in edebî fa’aliyetleri ====
Bu asırda İran’da birçok Pehlevî eseri yayınlanmıştı. Bunların başında Mübid Reislerinden ''“Ferruh Zâd’ın Oğlu Azür Ferbegû”'' tarafından telif edilmiş ve ''“Azür Pad”'' tarafından ikmâl edilmiş olan ''“Din Kart”'' gelmekteydi. Diğer önemli ''Pehlevî'' eserleri arasında, ''“Azür Mihan’ın Oğlu Mihr’û-Hurşid”'' tarafından yazılmış olan ve dinî mes’elelere ait yirmi dört sorunun cevabını içeren ''“Dâdastân-i-Dînîk”,'' Menuçehr’in kardeşinin H. 268 / M. 881 yılında yazdığı ''“Zâdh-Saparam”'' ve Abâlîch’in [[Memun (Abbasi)|Halife Me’mûn]] huzurundaki tartışmalarını ihtivâ eden ''“Mâdîguân-i-Abâlîch”'' gelmekteydi.
[[Dosya:BehistunLedge.jpg|235px|thumb|right|Duvarda orjinal Behiştûn çivi yazısı örneği.]]
 
==== Üçüncü Hicrî asırdan sonra İran’da Pehlevî edebiyâtının yokolmağa başlaması ====
İran’ın Arab istilâsına uğramasından iki asır geçtikten sonra dahi [[Zerdüştçülük]] İran’da hâlâ kuvvetini sürdürmekteydi. Sâsânîler devrine ait fakat günümüze kadar gelmemiş olan Pehlevî dilinde yazılmış birçok eserler ve Avestâ’nın nüshaları bu devirde pek revaçtaydı. Şiraz, Sirguân, Rey, Serhas gibi şehirler bu eski i’tikatların başlıca merkezlerini teşkil etmekteydi. Şiraz Mübidleri Güney İran’da dinî mes’eleler hakkında denetim yetkilerine sahiplerdi. Şiraz’da ikâmet etmekte olan ''“Fars”'' ve ''“Kirman”'' ahalisinin yüksek ruhbân sınıfı üzerinde hudutsuz bir otoriteye sahip olan “Mübidlerin Reisi” bu mıntıkada ''“Büyük Reis”'' nâmıyla anılmaktaydı. Üçüncü Hicrî asırda İran’da vâsi bir dinî edebiyâtın mevcudiyeti, sonradan bunların yokolmasından Arablar’ın mes’ul olmadığına delâlet etmektedir. [[İranlılar]] [[Mazdaizm|Mazdeizm]]’e salik oldukları zaman dilimi içerisinde “İran Edebiyâtı” asırlarca hayâtiyetini sürdürebilmişti. İhtidalar arttıktan ve tesamühsüzlük başladıktan sonra Mazdeistler’in azınlıkta kalması neticesinde İran yavaş yavaş ''[[Türkler]]'' ve ''[[Tatarlar]]'' tarafından yönetilmeğe başlandı ki bu edebiyât ta böylece yok olmağa yüz tuttu. Sonraki asırlarda el yazması nüshaların çoğaltılamaması da bu sürecin epey hızlanmasına sebep oldu.
=== İran-Pehlevî edebiyât ve tefekkürünün İslâmiyet ve Araplar üzerindeki tesirleri ===
Zerdüşt eserlerinden başka eski İran hükümdârlarının şeref ve azâmetini gösteren Pehlevî dilindeki eserlerinin de Arapça’ya tercüme edilmeleri neticesinde, [[Araplar]] eski İran Edebiyât ve tefekkürünü öğrenmeye başlamışlardı. Daha ilk hicrî asırlarda başlayan bu tercümeler, sonradan İranlı bir âlim olan ''“Dâd Küsnasb’ın Oğlu Dâd Bih”'' veya ''Ebû Muhammed Abd’Allâh bin El-Mukaffa’'' tarafından ''millî'' bir tarzda sürdürülmüşlerdi. Bu tercüme edilen eserler aracılğıyla [[Araplar]] eski İran Edebiyât ve tefekkürünü öğrenmeğe başlamışlardı. Bu tercüme eserler arasında en önemlisi Araplar arasında ''“Siyer’ûl-Mülûk”'' nâmıyla meşhur olan ve ilk defa ''İbn El-Mukaffa’'' tarafından tercüme edilen ''“Khôtay-Nâmeh”'' veya Hükümdârlar Kitâbı’dır. Bu önemli zâd tarafından Arapça’ya çevrilen diğer kıymetli eserler arasında ''“Kitâb Sagissarân”, “Kitâb el-Biykâr”, “Kitâb-ı Kelile ve Dimme”, “Kitâb-ı Mervek”, “Kitâb-ı Kâr-Nâme fî Siret-i Anûşirevân”'' ve ''“Kitâb at-Tâc”'' zikredilebilir. Ayrıca, ''“Cebele bin Sâlim”'' tarafından tercüme edilen ''“Behrâm-ı Çûpîn”'' ve ''“Rüstem’û-İsfendiyâr”'' adlı kitâplar ile ''“Ali bin Ûbeyd’ûr-Reyhânî”'' tarafından çevrilen ''“Kitâb-ı Lohrâsp”'' bahsedilmeğe lâyıktır.
[[Dosya:Behistun DB1 1-15.jpg|thumb|330px|Yukarda görülen "Behîştûn" Çivi yazısının Friedrich von Spiegel tarafından kayıt altına alınan kısmı. (1881)]]
 
=== İkinci ve üçüncü Hicrî asırlarda İran’daki önemli dinî hareketler ===
Bu dönemdeki mühim dinî hareketler ve ''Biha Ferid, Sonpâth, İshâk et-Türk, Ostadhsîs, Mukanna’, Hürrem Dînâk'' ve ''[[Babek Hürremi]]'' gibi önderler, ''“Gulâm Hüseyin Sadıkî”'' tarafından yazdığı eserinde ayrıntılarıyla izâh edilmektedir. Ayrıca, [[Büyük Selçuklu Devleti]] hükümdârı “Tuğrul Bey” tarafından Babekî tenkile memur tâyin edilen ve daha sonra da ''Zindiklik'' töhmetiyle i’dam edilen Türk beylerinden ''Afşin'' hakkında da ayrı bir bahis ayrılmıştır. Ayrıca, İran’daki dinî hareketler ve mezhepler hakkında en doğru bilgiler doğu kaynaklarında ayrıntılı olarak verilmektedir.<ref><u>İran’daki dinî hareketler ve mezhepler ile alâkalı kaynaklar:</u><small>
Anonim kullanıcı