"Şeker Portakalı" sayfasının sürümleri arasındaki fark

Telifli içerik çıkartıldı (http://es-sekerportakali.blogcu.com/seker-portakali-ozet/9147666)
k (85.110.165.84 tarafından yapılan değişiklikler geri alınarak, 88.229.58.144 tarafından değiştirilmiş önceki sürüm geri getirildi.)
(Telifli içerik çıkartıldı (http://es-sekerportakali.blogcu.com/seker-portakali-ozet/9147666))
{{Düzenle|Şubat 2009}}
'''Şeker Portakalı''' [[José Mauro De Vasconcelos]]'un 1968 tarihli romanı. Fakir bir aile çocuğu olan Zeze'nin yaşadığı olayları anlatan kitabın ardından yazar ''[[Güneşi Uyandıralım]]'' ve ''[[Delifişek]]'' kitapları seriyi devam ettirmiştir. Kitap 12 günde yazılmıştır.<ref>[http://kitap.antoloji.com/seker-portakali-kitabi/ Şeker Portakalı]</ref>
[[Dosya:seker portakalı.jpg|thumb|200px|right|Can Yayınları'ndan kitabın en bilinen kapak resmi, elimde bulunan bir nüshasının fotoğrafı]]
==Özeti==
{{spoiler}}
Zézé yaşadıkları mahalllenin en yaramazı diye bilinirmiş, akıllı, çabuk öğrenen, hırslı , hüzünlü bir çocuktur. Yaşadıkları dönemde birçok aile gibi bu aile de geçim sıkıntısı çekmektedir. Zéze'
nin kendinden küçük tek kardeşi (Kral)Luis'dir. Abisi Totoca, hayatı ve nesneleri ona öğreten ve bunun karşılığında Zézé'nin gözüpekliğinden faydalanan, düşüncesiz, pek de akıllı olmayan bir çocuktur. Zéze'nin yaramazlıklarına anlayışla yaklaşabilen tek ablası ise Gloria(Godoia)'dır. Diğer ablaları Lala ve Jandira ise daha çok yaramazlık yaptığında Zéze'yi döven ve sevgililerini düşünen genç kızlar olarak tasvir edilmiştir.
 
Zézé tek başına okumayı okumayı öğrenip ailesini çok şaşırtmış. Bu nedenle 5 yaşında okula başlar. Okulda evdeki-sokaktaki Zézé'den çok farklı olarak çalışkan, uslu ve sevilen bir öğrencidir. Kendi deyimiyle kimse onun şeytanın vaftiz oğlu olduğunun farkında değildir. Öğretmenini çok sever. Öğretmeninin masasında hiç çiçek olmamasında üzülerek bir evin bahçesinden çiçek çalmaya başlar ve sonunda yakalanır. Öğretmeniyse onu affederek boş vazoya her baktığında dünyanın en güzel çiçeklerini göreceğini söyler.
 
Zézé hayal gücü yalnızlığından dolayı gelişmiş bir çocuktur. Evde hiç kimse, Godoia bile onu anlayamaz. Dayısı Edmundo onun ufkunu genişletmesini sağlar. Yoksulluktan dolayı taşınmak zorunda kaldıklarında Zé evcil yarasası Luciano'nun yeni evi bulamayacağından endişe eder. Yeni ev ön ve arka bakçesinde Hintkirazı ağaçları vardır. Tüm kardeşleri birer ağaç seçerler. Zé ise çok geç kalmıştır ve ona arka bahçenin sınırında henüz küçük bir Şeker Portakalı fidanı kalmıştır. Zé istemeye istemeye fidanının yanına gider ve kendi kendine ne kadar şansız olduğunu düşünmeye başlar. ve Zé'nin hayal gücü onu yine kurtarır. Birden fidanı onunla konuşmaya başlar. Bundan sonra onun en iyi arkadaşı küçük şeker portakalı fidanıdır. ona Minguinho(Xururuguinho) adını verir.
 
Okul haricinde insanlara komplo kurmak dışındaki zamanlarda, evlerinin bahçesini hayal gücünü kullanarak hayvanat bahçesine dönüştürür. Kara tavuk panter, paçalı tavuklar aslan ailesidir. Kral Luis ile beraber hayvanat bahçesinde tura çıkarlar. Ağaçlar arasına bağladığı ipe taktığı makaralardan teleferik yapar. Hayvanat bahçesine giriş için yapraklarla ücret öderler. Ve kendi hayallerinde yarattıkları panterden korkmadan edemezler. Luis ile vakit geçirmek dışında yaptığı bir diğer şey ise yarasalıktır. Şehrin ender otomobillerinin arkasına atlayarak macera yaşamak. Tüm çocuklar gibi Zézé'nin de arkasına atlamaya cesaret edemediği Portekizli Manuel Valadares'in arabasıdır. Ancak Zé inatçı ve cesur bir çocuktur. Birgün sonunda arabanın arkasına atlar. Ancak yakalanır ve Portekizli onun poposuna bir tokat atar. Utanmıştır, kinlenmiştir ve büyüdüğünde Portekizliyi öldürmeye karar verir.
 
Yan komşunun bahçesindeki çamaşır ipini kesmeye çalışırken bir kaza atlatır ve bir cam parçasıyla ayağının altını keser. oldukça ciddi bir yaradır. Ancak okula gitmesi gerekmektedir. Ayakkabısını giymeden yürümeye başlar. Yolda Portekizli yanından geçer ve Zézé'ye yardım teklif eder. Zé kabul etmez ama Portekizli onu kucaklayıp arabasına bindirir. İlk defa bir otomobile binen Zé acısını neredeyse unutur. Portekizli onu eczaneye götürür, ayağına dikiş atılırken terini siler, elini tutar, cesaretinden ötürü onu destekler ve dondurmayla ödüllendirir. Düşmanlık bitmiştir. Portekizli artık Portuga'dır. Ve Zé'nin hep hayalini kurduğu babadır. Bir gün ayakkabı boyamaya çıktığında Portuga'nın evinin sokağına gider. Portuga hakkında daha çok şey bilmek ister. Uzaktaki çocuklarını, arabanın yarısının artık Zézé'nin olduğunu,onun nasıl traş olduğunu öğrenir.
 
Kitapta ZéZé'nin hayatın bazı acımasız yanlarıyla karşılaşmaları da mükemmel tasvir edilmiştir. -Maddi güçlüklerden dolayı asla oyuncak almaya parası olmamış bu çocuklar birgün şehre bir kamyon dolusu oyuncağın geleceğini ve dağıtılacağını öğrenirler. Luis ve Zé oyuncakların dağıtılacağı yere yalnız başlarına gidemeyecek kadar küçüktürler ve onları götürecek kimse yoktur. Gloria onları yalnız göndermek istemez ve postacı ile birlikte gitmeleri şartıyla izin verir. Ancak postacı tüm evlere uğrar ve çok yavaştır. Sonunda meydana vardıklarında oyuncakların sadece ambalajları kalmıştır. -Bir yılbaşı gecesi büyük umutlarla ayakkabılarını kapısının önüne koyar ve sabah onları bomboş bulduğunda fakir olmalarına isyan eder. Bu esnada babasının üzgün gözleriyle karşılaşır ve söylediklerine çok pişman olur. Babasını mutlu edebilmek için ayakkabı boyayarak para kazanmaya, kazandığı parayla babasına filtreli sigara almak ister. Tüm gün çalışıp sigarayı alır ve vicdanıı rahatlatmaya çalışır. -İçinden şarkı söylemeyi çok seven Zézé sokak şarkıcısı Bay Arivaldo ile tanışır. Bozuk paralar karşılığında Bay Arivaldo'nun yanında şarkı söylemeye başlar. Salı günleri okulu kırıp sokak şarkıcılığı yapar. Bay Arivaldo arada sırada ablası Godoya'ya götürmesi için şarkı sözleri verir. Fakat babası şarkı sözlerinin müstehcen olduğunu düşünerek Bay Arivaldo ile görüşmesini yasaklar. Babası ile yalnız olduğu birgün, babası için şarkı söylemeye kadar verir. Ancak sonuç beklediği gibi olmaz. Babası onu kemerle döver. Her yeri morarır, okula gidemez, Portuga onu gördüğünde Zé onun oğlu olmak istediğini söyler.
 
Birgün Totoca Zezeden para ister Zeze vermeyi reddedince de verirse ona iki önemli haber vereceğini söyler. Zeze parayı verir ve Totoca ona yeni bir yol yapilacağını ve bu yüzden şeker portakallı fidanının kesileceğini söyler. Zeze bunun üzerine çok üzülür.
 
Birgün ders esnasında öğrencilerden biri sınıfa geç kalır, Tren Mangaratiba' nın Potekizli'nin arabasına çarptığını söyler. Ve Zézé için dünya durur. İzin almadan sınıftan çıkar, kaza alanına gider. Onların dostluğunu bilen biri onu sakinleştirir. Portuga'nın ölmesi Zézé'nin çocukluğunun ölmesine neden olur. Totoca Zé'yi bir evin önünde hasta halde bulur. Çocukluğunu yitirmiş bir çocuk olan Zézé daha fazla dayanamaz ve hasta olur.
 
Yemek yiyemez, yediğini çıkarır, sürekli hayaller görür, yataktan çıkamaz hale gelir. Tüm tanıdıkları onun için endişelenir. Tüm mahalle, okul arkadaşları onu ziyarete gelir ve mahallenin onsuz ne kadar sıkıcı olduğundan bahsederler.
 
Sonunda Zézé'nin bedeni iyileşir, babası yeni bir iş bulmuştur ve artık zor günlerin geride kaldığını söyler. Ama Zézé'nin kalbi bir daha iyileşmeyecektir.
 
{{endspoiler}}
 
== Kaynaklar ==
64.632

değişiklik