"Mütenebbî" sayfasının sürümleri arasındaki fark

değişiklik özeti yok
Ebu Tayyip'in lakabı olan El Mütenebbi, "peygamberlik taslayan, geleceği haber veren" anlamına gelmektedir. Ebu Tayyip'in bu lakabı almasına "ben şiirle geleceği haber veren ilk kişiyim" şeklindeki mısrasının ya da "ben cömertliğin kardeşi, kafiyelerin ilahı, düşmanların zehri ve kıskançları kızdıranım" ve "Öyle bir milletin içindeyim ki -Allah ıslah etsin onları - Salih’in Semud kavmi arasında garip kalışı gibi ben de aralarında garip kaldım" şeklindeki beyitlerinin neden olduğu ileri sürülmüştür. Bir diğer görüş ise [[Lazkiye]]'deki ağır vergilere karşı isyan hareketine katılması ve isyan edenlere isnat edilen yalancı peygamberlik suçlamasıyla Humus Emiri Lülü tarafından hepsedilmesinin bu lakabı almasına neden olduğudur.<ref name="Gökkaya20114">{{Harvnb|Gökkaya|2011|p=4}}</ref>
 
Suriye'deki gezilerinden sonra 948'de Halep emiri Halep Emiri [[Hamdaniler|Seyfuddevle Alî bin Ḥamdân]]'ın yanına giderek bağlılığını bildirdi, emirden hediyeler aldı ve maaşa bağlandı. Ancak emirin huzurunda naivci İbn Hâleveyh ile girdiği bir tartışmada aciz kalıp İbn Hâleveyh'in cebinden çıkardığı bir anahtarla Mütenebbi'nin yüzüne çizmesine emirin sessiz kalmasına sinirlenip Halep'i terketti. 957'de Mısır'a gitti. [[Ihşidiler|İhşidi]] emiri Kafur'a methiyeler yazmasına karşın, emir "peygamberlik iddiasında bulunan krallık iddiasında da bulunur" diyerek önce söz verdiği valilik sözünü tutmadı. Emirin bu hareketine sinirlenip onu hicveden şiirler yazdı ve Mısır'dan kaçtı. Kafur şairi yakalamaları için arkasından adamlar gönderdiyse de yakalanmadı.<ref name="Gökkaya20115">{{Harvnb|Gökkaya|2011|p=5}}</ref>
 
858'de Bağdat'a gelen şair iktidardaki [[Büveyhoğulları|Müizzüddevle Büveyh]] ve veziri el-Muhellebi'yi övemeyeceğini anlayınca Errecân'a gidip İbn-ul-Amîd'e övgüler yazdı. Bu arada İran'daki Büveyh kolundan Adududdevle'den davet alınca Şiraz'a gitti. Şiraz'dan Bağdat'a gitmek için ayrılan Mütenebbi, yolda daha önceden hicvettiği Fâtik b. Ebî‟l-Cehl el-Esedî ve adamlarıyla karşılaştı ve 965'de Bağdat'ın batısında Deyrul-Akul yakınlarında oğlu Muhassad ve kölesi Muflih ile birlite öldürüldü.<ref name="Gökkaya20117">{{Harvnb|Gökkaya|2011|p=7}}</ref>
19.916

değişiklik