"Nusayriler" sayfasının sürümleri arasındaki fark

değişiklik özeti yok
 
=== Tarikâtın özellikleri ===
İnancın kurucusu Abu Şu'ayb Muhammed bin Nusayr (''Muhammed bin Nusayrul Abdiyy'in Numayri'')'dir. Ancak Nusayrîliği sistemleştirip yayan kişi olarak ''Hamdam'' büyük saygı görür. Nusayrîlerin kutsal kitabı [[Kitâb el-Mecmû]]'dur. Nusayrîler kendilerini [[Alevî]] olarak kabullenirler. Alevîler de Nusayrîleri kendilerinden tanırlar. Ancak [[Anadolu Alevîliği]] ile Nusayrîlik farklıdır. Örneğin Nusayrîlerde [[cem]] yoktur. [[Kadın]]lar ibadetlere alınmaz. Kendi usullerine göre genellikle [[cami]] dışında [[namaz]] kılarlar, [[oruç]] tutarlar. 16 kutsal duaları vardır. [[Ali bin Ebu Talib|Ali]], [[Hasan bin Ali|Hasan]], [[Hüseyin bin Ali|Hüseyin]] sevgisi ilahlaştıracak derecededir. [[Gökyüzü]]nde [[Güneş]] [[Muhammed bin Abdullah]]'ı, [[Ay]] ise [[Ali bin Ebu Talib]]'i temsil eder. Ay'a kötü söz söylemek, Ay'a gidildiğine inanmak, Nusayrîler için günahtır. [[Alevîler]] için kutsal olan [[Hacı Bektaş]], [[Abdal Musa]] gibi yerlerle ilgilenmezler. [[Ali bin Ebu Talib|Ali]], [[Muhammed bin Abdullah|Muhammed]], [[Salmân-ı Fârisî]] isimlerinin baş harflerinden oluşan [[Ayn (harf)|Ayn]]-[[Mim (harf)|Mim]]-[[Sin (harf)|Sin]] [[harf]]leri inanç şifreleridir. [[Ali bin Ebu Talib|Ali]], [[Hasan bin Ali|Hasan]], [[Hüseyin bin Ali|Hüseyin]] dışındaki imamlara fazla ilgi göstermezler. Haydarî ve Klâzî olarak iki gruba ayrılırlar. Klâzîler [[Türkiye]]'deki topluluğun %&nbsp;30'unu oluştururlar ve daha tutucudurlar. [[Suriye]]'de ise Klâzîler çoğunluktadır. [[Suriye]] yönetimindeki [[EsadEsed]]larınlerin de mensubu olduğu Nusayrîler, Suriye'de toplam nüfusunun %&nbsp;14'ünü oluşturmalarına rağmen iktidardadırlar. [[Hafız EsadEsed]] ve ailesi de Nusayrîdir.<ref name="ref800">Önder, Ali Tayyar, Türkiye'nin Etnik Yapısı, sf.303</ref>
 
== Etnik kökenleri ==
=== Nusayrî inancının temel ilkeleri ===
* [[İsmâilîyye]], [[Dürzîlik]], [[Hıristiyanlık]] ve [[Suriye]]'nin yerel inançlarının bu inançta birleştirildiği düşünülmektedir.{{fact}}
* Sadece kendilerinin [[Ehl-i Beyt]] inancında olduğunu söylerler. [[Anadolu Alevîliği]] ve [[Câferiyye Şiîliği]]’nene [[itikad]]î yönden kesinlikle benzememektedir.{{fact}}
* Nusayrîler, [[hayvan]]ların ve [[kadın]]ların [[ruh]]larının var olmadığına inanırlar.{{fact}} Bu sebeple Nusayrîlerin i'tikadîitikadî inanışları [[erkek]]lerden oluşan topluluk içindeki sırlardan ibarettir.{{fact}}
* Nusayrîlikte [[Kur'an-ı Kerîm]]’in'in iki mânâsımanası vardır.{{fact}} Gizliliği anlayamayanlar için [[zahir]]î, (yani yüzünden okunan mânâmana) geçerlidir. Ancak Nusayrîler, [[İsmâilîyye]] öğretisi gereği [[bâtınî]] tevillere göre hareket ederler.{{olgufact}} Dolayısıyla [[Kur'anKuranKerîmKerim]]’e'e bir [[Sünnî]] ya da [[Şiî]] din adamının hiçbir zaman yükleyemeyeceği mânâlarımanaları verebilirler.{{fact}}
* [[İçki]] [[haram]] değildir. Sadece erkekler için söz konusu olan [[Tenasühreenkarnasyon]] i'tikadı, dinin temel inancını oluşturur. ve [[Namaznamaz]] şekillerle değil, sadece [[dua]] ile kılınır gibi anlamları [[Kur'an]]’dan'dan çıkardıklarını söylerler.{{fact}}
* [[Allah]]'ın bazen [[insan]] sıfatıyla ortaya çıktığına ve onun en son [[Dünya]]'ya geldiği zamanki sıfatının [[İmam Ali]] olduğuna inanırlar.{{fact}}
* Yani Nusayrîlerin inancına göre [[Ali]]’nin vücudunda [[Allah]]’ın ruhaniyeti vardır. Bu sebeple Nusayrîlerin görüşlerinin temelini [[Ali]]’nin [[İlah|ilâh]]laştırılmasıilahlaştırılması teşkil eder. Nusayrîlerin bütün kollarına göre [[Ali]] mabuttur, [[Tanrı]]dır ([[insan biçimcilik]]). [[Ali]] ne doğurdu, ne de doğruldu. Ölümsüzdür. Her zaman vardır. Zâtı yıldızlara hâkim olan nurdur. Nûrun nûrudur. İlâhî zatı itibariyle gizlidir. [[Ali]], yerler ve göklerin yaratılmasından önce de var olmuştur, sonra da. O, mânâdırmanadır. Görünüşte imam ise de bâtınî olarak o [[Tanrı]]’dır. Bu, Nusayrîliğin temel inancı olduğu için onlara göre şehâdet kelimesi, “Ben, [[Ali]]’den başka ilâh bulunmadığına şehâdet ederim” şeklindedir.<ref name="ref996" /> [[Ali]], [[Allah]]’tır ve nûrundannurundan [[Muhammed]]’i yaratmıştır. [[Ali]] mânâdırmanadır, [[Muhammed]] ise isimdir. [[Muhammed]] de kendi nûrundannurundan [[Salmân-ı Fârisî]]’yi yaratmıştır. Bu sır, Nusayrîler tarafından [[Hıristiyanlık]]taki “[[Tanrı|Baba]]-[[İsa|Oğul]]-[[Kutsal Ruh]]” sistemiyle açıklanır.
* Nusayrîler, [[insan]]lık tarihinin yedi kademesini gerçekleştiren "[[Sâmet]]" ''(susan)''’ıı "Nâtık" ''(konuşan)''’ının üstünde tutarak [[Ali (halife)|Ali]]’yi'yi "[[Sâmet]]", [[Muhammed bin Abdullah|Muhammed]]’i'i "Nâtık" ve [[sahabe]]lerden [[Salmân-ı Fârisî]]’yi'yi "bâb" ''(büyük kapı)'' olarak tanırlar. Bunların baş harfleri [[Ayn (harf)|Ayn]] '''ع''', [[Mim (harf)|Mim]] '''م''' ve [[Sin (harf)|Sin]] '''س‎''''i önemserler. Ayrıca bu üçlü [[Ay]], [[Güneş]] ve [[gökyüzü]] olarak da bilinir.{{fact}}
* Ayrıca Bab’dan, yani [[Salmân-ı Fârisî]]’den sonra beş “eytam” vardır. Bunlar, Bab’ın mânevî çocukları olup, Bab tarafından yaratılmışlardır. Bunlar, tâbiattabiat olayları ve zelzeleyi yürüten [[Mikdad bin el-Esved]], yıldızların hareketini idare eden [[Ebû Zer-el Gifârî]], canlıların hayatlarıyla ilgilenen [[Abdullah bin Revâhâ]], rızık ve hastalıklarla ilgilenen [[Osman bin Maz'un]] ve ruhları cesetlere gönderen [[Kanber bin Kadân ed-Devrî]]'dir. Bu beş eytam, aynı zamanda beş büyük yıldızdır.<ref name="ref825">Fığlalı, s.186</ref>
* Nusayrî inancına göre, ilk üç halife ile birlikte bir kısım [[sahabe]] ([[Aişe bint Ebu Bekir|Ayşe]], [[Talha]], [[Zübeyr]] vb.), [[Muâviye]], [[Yezîd]] ve [[Haccâc]] da [[İblis]]'in sembolleridir ve lanetlidirler.<ref name="ref825"/>
 
==== Reenkarnasyon inancı ====
{{ana|Reenkarnasyon}}
* Sadece erkekler için söz konusu olan [[tenasühreenkarnasyon]] i'tikadıinancı, dinin temel inancını oluşturur. Önceki hayatta [[sevap]] kazananların insan, kötülükleri işleyenlerin hayvan olarak tekrar Dünya'ya geleceğine inanırlar.{{olgufact}} Nusayrîlere göre [[Cennet]] ve [[Cehennem]] bu Dünya'dadır. Yedi defa Nusayrî inancıyla Dünya'ya gelen inançlı bir Nusayrî, gökyüzünde yıldız olarak mutlak iyiliğe (rahmete) kavuşacaktır.{{olgufact}}
* Nusayrîlere göre kendileri, [[Ali]]’nin'nin ulûhiyetine inanmak ve onun yüceliğinin nimetine ermek şerefine ulaşan kişilerdir. [[Ali]]’ye'ye inanan ukkâl, yani Nusayrî ulularının ruhları, öldükten sonra hareket yoluyla yıldızlar haline dönüşerek nûrlarnurlar âlemine yükselirken cuhhâl (sıradan) Nusayrîler'inkiNusayrîlerinki de [[Güneş]]’inGüneş’in etrafında dönen gezegenlere intikâlintikal eder. Nusayrî olmayanların ruhları ise hayvan bedenlerine girer.<ref name="ref825" />
 
==== Sır inancı ====
{{ana|Mitraizm}}
* Dinin şekillendiricisi olarak [[sahabeler]]den [[Salmân-ı Fârisî]] kabul edilir.
* [[Hatay]] bölgesinde eski [[çağ]]da yaygın bir "Sırsır Dînidîni" olan [[Mitraizm|Mithras]] öğretisinden günümüze ulaştığı düşünülebilecek bir saklı öğreti üzerine inanç biçimlenmiştir.{{olgufact}}
* [[Din]], temelinin ne zaman ortaya çıktığı belli olmayan bir ''"Sır"sır'' üzerine şekillenir.
* [[Arap alfabesi]]ndeki üç [[harf]]le simgelenen sır, genel halk tarafından dahî bilinmez. Bu sırrı bilmek için ermek, ''"eve giden yola"'' girmekgitmek gerekir. Bu ''"Sır"''’rınsırrın yanı sıra, ibadet de gizlilik içinde yapılır.{{olgufact}}
 
=== Nusayrî mezhepleri ===
 
==== Namaz ====
Nusayrîler, [[namaz]]larını kılmak için bir [[cami]]de toplanırlar.{{fact}} Burası, günümüz anlamıyla bir [[cami]] de olabilir, bir [[türbe]] de, hatta birinin evi dahî olabilir.{{fact}} "Namaz", [[Sünnî]] ya da [[Şia]] anlayışındaki [[namaz]]la ilgisizdir.{{fact}} Soyla babadan oğula geçen "[[şeyh]]"lerin önderliğinde erkeklerin toplanıp [[dua]] ettikleri bir törendir.{{fact}} [[Secde]] ya da [[rükû]] gibi [[namaz]] biçimleri bulunmaz.{{fact}}. Nusayri'lerin [[Namaz]]dan önce [[abdest]] alıp, almadığı konusunda günümüzde bile süren tartışmalar bulunmaktadıralınmaz.{{fact}} [[Kâbe]]'ye dönmek gibi bir şart da bulunmaz.{{fact}} "[[Namaz]]" için [[cami]]de toplanma şartı da yoktur.{{fact}} [[Namaz]] kılınacak yer bir ev ya da temiz olan herhangi bir yer olabilir.{{fact}} Bu fırkaya göre ibadetlerin başında ''"bâtınî namaz"'' yahut kısaca ''"namaz"'' adı verilen ibadet gelmektedir. Bu da ferdi ve kolektif olarak iki şekilde yerine getirilir. Namaz; Ali'ye açılan bir kapı ve kalbin niyazı anlamında anlaşıldığından, özel bir mekâna, camiye ihtiyaç duyulmadığı gibi, her hangi bir tarafa yönelme yahut özel bir duruş da söz konusu değildir. Namazdan önce abdest alınmaz. Namaz sesle yapılan bir ibadet olup, sadece duadır. Namazın başında ''"Ali, Muhammed ve Selman'ı yüceltiriz."'' demek, namazı eda etmek olarak anlaşılır. Ayrıca Ali, Hasan, Hüseyin ve Fatır (Fatıma) isimlerini anmak da beş vakit namaz sayılır. Namazın temel şartları beş seçkini (Muhammed, Fâtır (Fâtıma), Hasan, Hüseyin ve Muhassin) bilmek, dua esnasında gülmemek ve konuşmamak, [[Abbâsî]] rengi olduğu için siyah takke giymemek, gizliliğe riayet etmek ve namazı "''Ey yüce, büyük ve arıların efendisi Ali, bize merhamet et.''" diyerek bitirmektir. Namazın sayısı yine beştir ve beş masuma tahsis edilmiştir. Namazda [[Mekke]]'ye dönmek şart değildir. Öğleye kadar Güneş’in doğuş yönüne, öğleden sonra ise batıya doğru yönelinir. Bu namazın kılınması, mahiyet itibariyle, [[Kur'an-ı Kerim]]'den [[Fatiha]] ve [[İhlâs]] [[sure]]leri ile öteki bazı kısa sureler, [[Kitâbü'l-Mecmû]]'daki sureler ve kuddâs adı verilen özel bazı duaları okumaktan ibarettir.<ref name="ref996"/>
 
Toplu olarak kılınan namaz ise büyük bir şeyhin ziyareti, bayramlar ve fırkaya giriş merasimleri gibi vesilelerle yerine getirilir. Kadınların ve topluma kabul edilmemişlerin alınmadığı bu ibadette ferdî yapılandan farklı olarak ezan okunur, kutsallığına inanılarak şeyhlerden başlanarak cemaat, kadehten birer yudum alır, bazı surelerin okunması sırasında secde edilir. Merasimin ilgili yerlerinde Kuddâsu'l-buhûr, Kuddâsü't-tîb, Kuddâsü't-teberri ve Kuddâsu's-sin gibi dualar okunur ve selam verilerek ibadet tamamlanır.<ref name="ref117">Büyükkara, Prof. Dr. Mehmet Ali: "İslam Mezhepleri Tarihi" sayfa 157. Anadolu Üniversitesi Yayınları Eskişehir, Eylül 2010 ISBN:978-975-06-0738-7</ref><ref>Keser,2002</ref>
 
===== Birinci merhale =====
Bu ön hazırlık safhasından sonra çocuk, "Meşveret Cemiyeti" adı verilen bir toplantıya alınır ki bu toplantı, şeyhin veya ileri gelen bir Nusayrî’nin evinde yapılır. Çocuk içeri alınır ve nefsini alçaltma, itaatkâr olmanın bir nişanesi olarak şeyhin ve orada bulunanların ayakkabılarını başına koyar. Ulûhiyet sembolü olan bir kadeh şarabı içtikten sonra o, "Abdu'n-Nur" (Nur'un kulu) adını alır. Bu arada Arapça ayn ('''ع'''), mîm ('''م''') ve sîn ('''س‎''') harfleri manaları anlatılmadan bir mühür şeklinde tekrar ettirilir, tekrar el ve ayaklar öpülür. Sonunda da bu merâsiminmerasimin gün, ay ve senesi kaydedilir.<ref name="ref825"/>
 
===== İkinci merhale =====
İlk merhaleden kırk gün sonra yapılan bu toplantının adı "Melik Cemiyeti"dir. Çok zengin ve görkemli bir toplantıdır. Nâkip, çocuğa tekrar bir kadeh içki sunar ve ayn ('''ع'''), mîm ('''م''') ve sîn ('''س‎''') harflerinin sırrını öğreterek bunları her gün 500 defa tekrar etmesini emreder. Bu arada KitâbKitâbül-ül-MecmûMecmu'dan da bazı bölümler kendisine öğretilir.<ref name="ref825" />
 
===== Üçüncü merhale =====
{{ana|Şiilik}}
{{Şiilik mezhepleri}}
 
== Ayrıca bakınız ==
{{Şiilik}}
* [[Dürzîlik]]
* [[Hurûfîlik]]
* [[İmametIşıkçılık]]
* [[İmamiye Şiası]]
* [[İsmâilîlik]]
* [[İsnaaşeriyye]]
* [[Işıkçılık]]
* [[Karmatîlik]]
* [[Mustâlîlik]]
* [[Nizarîlik]]
* [[Onikicilik]]
* [[Sâbiîlik]]
* [[Şiîlik]]
* [[Yaresan]]
* [[Yarsanizm]]
[[ms:Alawit]]
[[nl:Alawieten]]
[[no:AlawitterAlawiter]]
[[pl:Alawizm]]
[[pt:Alauitas]]
Anonim kullanıcı