Ana menüyü aç

Değişiklikler

değişiklik özeti yok
|konu_ayetleri=
}}
'''Tevbe Suresi''' ''(Arapça:'' '''سورة التوبة''''')'' veya '''BeraaBerae Suresi''', [[Kur'an]]'ın [[Medine]]'de nazil olanyazılmış, başında [[Besmele]] bulunmayan, 129 ayetlik, bir9. suresi.
Mushaf'ta 9. sırada yer alır. Kendisinden önce [[Enfal Suresi|Enfal]], kendisinden sonra [[Yunus Suresi]] suresi yer alır. Adını, Allah'ın kendisine samimiyetle inanan ve tövbe edenleri affedeceğini bildirdiği 104. ayetinden almaktadır. Surede başlıca, yaptıkları antlaşmalara bağlı kalmayan düşmanlarla ilişkilerin kesilmesi, antlaşmalara bağlı kalanlara karşı ise antlaşmalara bağlı kalınmasının gerekliliği; Kur’an’ın müslümanlar üzerinde oluşturduğu etki ve Peygamber’in müslümanlar adına duyduğu endişe söz konusuifade edilmektediredilir.
 
Tevbe Suresi, Mekkeli [[müşrik]]lere bir uyarı niteliğindedir. Keza ilk ayeti de bu yönde bir uyarıyla başlamaktadır:''Allah ve Resûlünden, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere bir ültimatomdur.''
'''Tevbe Suresi''' ''(Arapça:'' '''سورة التوبة''''')'' veya '''Beraa Suresi''', [[Kur'an]]'ın [[Medine]]'de nazil olan, başında [[Besmele]] bulunmayan, 129 ayetlik bir suresi.
 
Tevbe Suresi'nin başında [[besmele]] bulunmaması hakkında İslam bilimcileri 2 iddia öne sürmüşlerdir. Birinci ve en çok kabul gören ilk iddiaya göre -ki [[Ali]]'nin bir rivayetine dayanır-; surenin yaptıkları antlaşmaları bozan müşriklere bir uyarı niteliği taşımasından dolayı başına besmele yazılmamıştır. Çünkü besmelede [[Rahman]] ve [[Rahim]] isimleri geçmekte, bu da Allah'ın şefkat ve affedici özelliklerini barındıran iki isim olmasından dolayı müşriklere affın ve şefkakinşefkatin söz konusu olmamasıdır. İkinci iddiaya göre ise bu sure [[Enfal Suresi]]'nin devamı niteliğinde olduğundan ayrı bir sure olarak algılanmamış ve Müslümanlar tarafından besmelesiz olarak yazılagelmiştir.
Mushaf'ta 9. sırada yer alır. Kendisinden önce [[Enfal Suresi|Enfal]], kendisinden sonra [[Yunus Suresi]] suresi yer alır. Adını, Allah'ın kendisine samimiyetle inanan ve tövbe edenleri affedeceğini bildirdiği 104. ayetinden almaktadır. Surede başlıca, yaptıkları antlaşmalara bağlı kalmayan düşmanlarla ilişkilerin kesilmesi, antlaşmalara bağlı kalanlara karşı ise antlaşmalara bağlı kalınmasının gerekliliği; Kur’an’ın müslümanlar üzerinde oluşturduğu etki ve Peygamber’in müslümanlar adına duyduğu endişe söz konusu edilmektedir.
 
Tevbe suresinde baştan sona bir tehdit havası vardır. Bir putperest geleneği olan “Haram aylar” için kullanılan ifadeler ise karmaşıktır. Ayetlerde haram aylara uyulması, buna uymayanların azgınlıkta ileri gitmiş olacağı (ayetler 36-37), savaşın haram ayların sonuna ertelenmesi gerektiği (ayet-5) anlaşılıyor. Ancak İslam geleneğinde böyle bir uygulama bulunmamakta, savaş senenin herhangi bir ayında fark gözetilmeksizin yapılmaktadır.
Tevbe Suresi, Mekkeli [[müşrik]]lere bir uyarı niteliğindedir. Keza ilk ayeti de bu yönde bir uyarıyla başlamaktadır:
:''Allah ve Resûlünden,kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere bir ültimatomdur.''
 
Tevbe Suresi'nin başında [[besmele]] bulunmaması hakkında İslam bilimcileri 2 iddia öne sürmüşlerdir. Birinci ve en çok kabul gören ilk iddiaya göre -ki [[Ali]]'nin bir rivayetine dayanır-; surenin yaptıkları antlaşmaları bozan müşriklere bir uyarı niteliği taşımasından dolayı başına besmele yazılmamıştır. Çünkü besmelede [[Rahman]] ve [[Rahim]] isimleri geçmekte, bu da Allah'ın şefkat ve affedici özelliklerini barındıran iki isim olmasından dolayı müşriklere affın ve şefkakin söz konusu olmamasıdır. İkinci iddiaya göre ise bu sure [[Enfal Suresi]]'nin devamı niteliğinde olduğundan ayrı bir sure olarak algılanmamış ve Müslümanlar tarafından besmelesiz olarak yazılagelmiştir.
 
==Dış bağlantılar==
6.623

değişiklik