Ana menüyü aç

Değişiklikler

değişiklik özeti yok
- Beklide en önemlisi: Elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanım.
 
İçin İçme suyu Silvan’a toprak kanaletlerle taşınıyordu. Bunun daha sıhhi olması için şehir şebekesi döşenmesi gerekiyordu. 1948 li yıllarda şehrin ana arterlerine şebeke döşendi hem de ilk defa demir boru kullanılarak. Silvan da o yıllarda yapılar ahşap olduğundan ve samanlık sayısının fazlalığından sürekli yangın çıkıyordu. Her şey o kadar ince ayrıntısına kadar düşünüldü ki kaldırımlara her elli metrede bir “yangın vanaları” kondu.
İçme suyu Silvan’a toprak kanaletlerle taşınıyordu. Bunun daha sıhhi olması
İçin şehir şebekesi döşenmesi gerekiyordu. 1948 li yıllarda şehrin ana arterlerine şebeke döşendi hem de ilk defa demir boru kullanılarak. Silvan da o yıllarda yapılar ahşap olduğundan ve samanlık sayısının fazlalığından sürekli yangın çıkıyordu. Her şey o kadar ince ayrıntısına kadar düşünüldü ki kaldırımlara her elli metrede bir “yangın vanaları” kondu.
 
Kanîya Mezin ve Kanîya Navîn’den büyük kanallar yapıldı ve bu suyla Silvan’da verimli olan toprakların neredeyse tamamı sulu tarım ve bahçe olarak değerlendirildi. Bu kanaletlerin projesi de öyle rasgele hazırlanmamıştı. bir tanesi Silvan ın en batısı olan Çola Heşto dan, diğer bir tanesi en doğusunda Kulfa ya kadar, bir tanesi şehir içinde PTT binasının önünden, diğeri ise Bahçeler içinden geçiyordu. Bu sayede değişik yerlerde kurulan değirmenlerde de kullanılıyordu.
AZİZOĞLU Silvan’a bir hastane yaptırılması konusunda yoğun çaba sarf etti. Projenin uygulamasında hiç tereddüt etmeden kendisine ait araziyi işaret ederek buraya yapılması için feragat ta bulundu. (Şu an ki eski benzinliğe inen yokuştaki eski hastane arazisi).
 
Bunun yanında 1952-1953 yılları arasında zengin kaynaklarla dolu büyük bir kütüphane, Tiyatro salonu yapılmıştı. Ne acıdır ki; Güneydoğunun bu en zengin kütüphanelerinden biriydi ve bizlere yetişemeden talan edildi.
 
Yusuf AZİZOĞLU’nun Silvan’la olan bağları çok güçlüydü. Kendisi Ankara’daydı ama hala elbiselerini Teyfik Dabakoğlu’na diktiriyordu. Silvan’a gelmeden 2 ay saç tıraşı bile olmazdı. Ona göre; Ankara’daki berberler, Recebé berber kadar güzel saç kesimi yapamıyorlardı.
7

değişiklik