"Vikipedi:Deneme tahtası" sayfasının sürümleri arasındaki fark

Sayfa içeriği '{{/Bu satırı değiştirmeden bırakın}} Fransızlar 1830 yılında Cezayiri işgal ettiler.' ile değiştirildi
(Onur Bektaş)
(Sayfa içeriği '{{/Bu satırı değiştirmeden bırakın}} Fransızlar 1830 yılında Cezayiri işgal ettiler.' ile değiştirildi)
{{/Bu satırı değiştirmeden bırakın}}
[[Fransız|Fransızlar]] 1830 yılında Cezayiri işgal ettiler.
Yahudîler arasında birçok âlim vardı Bunlar, kitaplarında Allah Resûlünün geleceğini görüp, öğrenmişlerdi Yıldızlardan hüküm çıkarmada da usta sayılırlardı Efendimizin doğumu gecesinde bir yıldız parlamış ve Yahudî âlimler bu yıldızdan Ahirzaman Peygamberinin dünyaya teşrif ettiklerini anlamışlardı
Resûl-i Zîşanın meşhur şâiri Hassan bin Sâbit (ra) bu hususu şöyle anlatmıştır:
"Ben sekiz yaşlarında var yoktum Biliyorum, bir sabah vakti, Yahudînin biri ‘Hey Yahudîler!’ diye çığlık atarak koşuyordu Yahudîler, ‘Ne var, ne yırtınıyorsun?’ diyerek adamın başına üşüştülerYahudî şöyle haykırıyordu:
"‘Haberiniz olsun, Ahmed’in yıldızı bu gece doğdu Ahmed bu gece dünyaya geldi’"1
İbni Sa’d’ın naklettiği konu ile ilgili bir rivâyette ise şöyle denilmektedir:
"Mekke’de oturan bir Yahudî vardı Allah Resûlünün doğdukları gecenin sabahı Kureyşlilerin karşısına çıktı ve sordu:
"‘Bu gece kabilenizden bir oğlan çocuk doğdu mu?’
"Kureyşliler, ‘Bilmiyoruz’ cevabını verince, adam sözlerine devam etti:
"‘Varın, gidin, soruşturun, arayın; bu ümmetin peygamberi bu gece doğdu Sırtında alâmeti var’
"Kureyşliler varıp soruşturdular ve gelip Yahudîye haber verdiler: ‘Bu gece Abdullah’ın bir oğlu dünyaya geldi, sırtında bir nişan var’
"Yahudî gidip peygamberlik alâmetini gördü Ve aklını kaybetmişçesine şöyle haykırdı:
"‘Peygamberlik artık İsrâiloğullarından gitti Kureyşlilere öyle bir devlet gelecek ki, haberi doğudan batıya kadar ulaşacaktır’"2
Demek gökkubbe pırıl pırıl yıldız kandilleriyle Resûl-i Kibriya Efendimizin gelişini alkışlıyordu
 
_____________
 
Hazret-i Enes anlatır: Resul-i Ekrem, (Şimdi içeri Cennetlik bir zat girecektir) buyurdu Az sonra, Ensardan, bir adam çıkageldi Ertesi gün, Resul-i Ekrem yine önceki gibi söyledi Yine aynı adam çıkageldi Üçüncü gün de aynı şey oldu Abdullah bin Amr, o adamın evinde birkaç gün misafir kaldıktan sonra şunları anlattı:
- Üç gece onunla kaldım Gece kalkıp namaz kılmadı Bizlerden fazla bir ibadet yapmadığı halde Cennetlik oluşunun sebebini anlayamadım Adama dedim ki:
- Resulullah seni niçin övüyor?
- Hiç kimseye haset etmem
- Şimdi anlaşıldı Seni o dereceye ulaştıran budur (İ Ahmed)
Hazret-i Musa’nın imrendiği zat
Musa aleyhisselam, salih bir zata imrenip, kim olduğunu sordu Allahü teâlâ, (Bu zat, şu üç amel ile bu mertebeye ulaşmıştır: Kimseye haset etmedi, ana-babasına âsi olmadı ve söz taşımadı) buyurdu
Hazret-i Zekeriyya da Allahü teâlânın şöyle buyurduğunu haber veriyor:
(Haset eden kimse, nimetime düşman olan, kazâma kızan, kullarım arasındaki taksimatıma razı olmayan biridir)
Hazret-i Safiyye anlatır:
Bir gün, babam amcama sordu:
- Bu Peygamber hakkında ne diyorsun?
- Hazret-i Musa’nın müjdelediği Peygamberdir
- O halde niçin iman etmiyorsun?
- Bizden gelmediği için, ölünceye kadar düşmanlık edeceğiz
İşte hasedin vardığı acı nokta…
Anonim kullanıcı