"Aşiret" sayfasının sürümleri arasındaki fark

4.247 bayt çıkarıldı ,  7 yıl önce
değişiklik özeti yok
Türkiye'de [[Osmanlı İmparatorluğu]]'ndan bugüne kadar çeşitli değişikliklere uğramış ise de sosyo-kültürel yapıları devam eden dokuz aşiret ve bunlardan kopmuş olan birçok kabile vardır.
 
Türkiye'nin en büyük aşiretleri [[Şanlıurfa]], [[Mardin]], [[Batman]], [[Şırnak]], [[Van]], [[Hâkkâri]] ve [[Diyarbakır]] illerinde bulunmaktadır.{{fact}} Başlıcaları Çömeri, Butikan, Jiriki, Ömerka, Hamika, Ömeriler'dir. [[Urfa]]'daki başlıca aşiretler Emir, Tammah (Damah-Tamah olarakta bilinir), Gözgülü, Ubade, Binimuhammet, Cumele, Şeyhanlıoğlu, Karakeçili, Sincar, Koçgiri, Kırvar, Şerefhan, Binicil, Badıllı, Bucak, İzol, Sinikan, Koli, Kejan, Süleyman, Mirdesi ve Mersavi'dir.{{fact}}
{{sosyoloji-taslak}}
 
[[Kategori:Aşiretler| ]]
[[Kategori:Sosyoloji kavramları]]
Peygamber Efendimiz (sav)'in kızı Hz. Fatma (ra)'dan olan torunu Hz. Hasan (ra) soyundan gelen kişilere İslam kültüründe "seyyid" adı verilmektedir. Hz. Muhammed (sav)'in diğer torunu olan Hz. Hüseyin (ra)'ın soyundan olan şahıslar da "şerif" olarak adlandırılmaktadır.
 
[[az:El]]
Arapça olan seyyid kelimesi Türkçede efendi, bey, ileri gelen baş, reis gibi anlamlara gelmektedir. Hadis-i şeriflerde bu ifade, kabile başkanı, topluluğun ileri gelen seçkin kimseleri gibi manalarda kullanılmıştır. Seyyidler, bazı İslam coğrafyalarında habib, emir ya da mir olarak da adlandırılmaktadır.
[[bg:Клан]]
 
[[cs:Klan]]
Büyük hadis alimleri İmam Buhari ve Tirmizi, seyyid kelimesini ilk olarak Resulullah (sav)ın Hz. Hasan (ra) için kullandığını söylemektedirler. Resul-ü Ekrem (sas), bir gün minberde bulunduğu bir sırada yanındaki Hasan (ra)'ı işaret ederek, "Bu oğlum seyyiddir. Umulur ki Allah onun vasıtasıyla iki Müslüman fırkanın barışmasını sağlar" demiştir. (Buhari, Sulh, 9; Fedailul-Ashab, 22; Tirmizi, Menakıp, 31). Peygamberimiz (sav) başka bir hadis-i şerifinde de; "Hasan ve Hüseyin cennet ehlinin gençlerinin iki seyyididirler" (Tirmizi, Menâsık, 31) buyurmuştur.
[[da:Klan]]
 
[[de:Clan]]
Hz. Muhammed (sas), tüm Müslüman aleminin şevk ve heyecanla beklediği, Ahir Zamanda zuhur edecek olan Hz. Mehdi (as)nin da kendi soyundan olacağını şöyle müjdelemiştir:
[[diq:Eşiri]]
 
[[en:Clan]]
"Biz, Abdulmuttalib'in çocukları cennet ehlinin seyyidleriyiz. Ben, Hamza, Ali, Cafer, Hasan, Hüseyin ve Mehdi" (İbn Mace, Fiten, 34)
[[eo:Klano]]
 
[[es:Clan]]
Müslümanlar Seyyidlere Daima Büyük Bir Sevgi ve Saygıyla Yaklaşmışlardır
[[eu:Klan]]
 
[[fa:طایفه]]
Müslümanlar Resulullaha duydukları sevgiyi ve muhabbeti, onun kutlu soyundan gelen seyyidlere karşı da daima göstermişlerdir. Müslümanların kalplerindeki coşkun Ehl-i Beyt sevgisinden dolayı, Hz. Muhammed (sas)'in torunlarının soyundan gelenler Müslümanlarca her zaman için büyük bir itibar görmüştür. Hemen hemen bütün İslam ülkelerinde seyyidler dünyevi muamelelerde farklı bir konumda tutulmuş, onlara çeşitli kolaylıklar sağlanmaya çalışılmıştır.
[[fi:Klaani]]
 
[[fr:Clan]]
Tarihteki her İslam devletinde, seyyidler zümresinin işleriyle ilgilenen özel bir kurumun bulunmuş olması ve bu müessesenin başında bulunan kimsenin (Nakîbul-Eşrâf efendi) de makamca en yüksek olan kişilerden biri olarak değerlendirilmesi, bu durumun en açık delilidir.
[[fy:Klan]]
 
[[hr:Rod (prvobitna zajednica)]]
Seyyidler Farklı Coğrafyalara Nasıl Yayılmışlardır?
[[hu:Nemzetség (társadalmi csoport)]]
 
[[io:Klano]]
Dört halife döneminde İslam ahlakını tebliğ etmek için Asya ve Afrikanın pek çok bölgesine giden Müslümanlar olmuştur. Bu tebliğ yolculukları bilhassa Hz. Ömer (ra) ve Hz. Osman (ra) zamanında iyice yoğunlaşmıştır. Kuran ahlakını tüm insanlara anlatmak için yola çıkanların arasında pek çok seyyid de olmuştur. Bu seyyidler çoğunlukla gittikleri bölgelere yerleşmişler ve o bölgenin yerli halkıyla kaynaşmışlardır.
[[it:Clan]]
 
[[ja:氏族]]
Ancak göç eden seyyidlerin büyük çoğunluğu, göç eden diğer Müslümanlar gibi, Dört Halife Döneminden sonra başa gelen Emevilerin katı tutumu nedeniyle Arabistandan ayrılmışlardır.
[[ku:Êlên kurdan]]
 
[[lt:Klanas]]
Hz. Hasan (ra)nın ve Hz. Hüseyin (ra)in şehit edilmelerinden sonra, seyyidlerin göç hareketleri iyice hız kazanmıştır.
[[ms:Suku]]
 
[[nl:Clan]]
Göçler, o zamanki İslam Devletinin sınır bölgeleri olan Mağrib (Fas), Kafkasya, Maveraünnehir, Horasan, Taberistan, Yemen gibi yerlere olmuştur. Bu seyyid göçleri neticesinde Fasta İdrisiler, Yemende Süleymaniler, İranda Zeydiler gibi pek çok hanedanlık kurulmuştur.
[[no:Klan]]
 
[[pl:Klan (antropologia)]]
Pek çok seyyid, Moğol ve Türk devletleri tarafından pek çok seyyidi ülkelerine getirmiştir, buralardaki yerel halk ile kaynaşmıştır. Hatta kimi zaman, Kafkasyada kurulan Nogay Hanlığında olduğu gibi devletin kurucuları arasında dahi yer almışlardır.
[[pt:Clã]]
 
[[ru:Род (этнология)]]
Türkiyeye de Farklı Dönemlerde Seyyid Göçleri Olmuştur
[[simple:Clan]]
 
[[sn:Dzinza]]
Türkiye, en uzun ömürlü ve en geniş topraklara sahip Türk-İslam Devleti olan Osmanlı İmparatorluğunun tek varisi olması itibariyle seyyidlerin yoğun olarak yerleştiği ülkelerden biridir. Günümüzde yurdumuzun Şanlıurfa ilinde daha yoğun olarak yaşamaktadırlar.Şanlıurfa ilinde EMİR aşireti olarak bilinirler. Bu seyyidlerin çoğu, ilk seyyid göçleriyle beraber Anadoluya gelip yerleşmişlerdir. Ancak daha sonra da çeşitli vesilelerle Türkiye topraklarına olan göç hareketi devam etmiştir. Özellikle Osmanlı-Rus Savaşları ve Rus-Kafkas Savaşları sırasında Anadoluya göç eden çok sayıda Kafkasyalının arasında bir çok seyyid de bulunmaktadır. Bu seyyidler daha ziyade Güneydoğu Anadolu Bölgesine yerleştirilmişlerdir. Seyyid aileleri, yaşadıkları bölgelerdeki halk tarafından da tanınan ve bilinen kimselerdir. Bu aileler birbirlerine tanık ve kefil olan bir topluluk oluşturmuşlardır.
[[sq:Klan]]
[[sr:Клан]]
[[sv:Klan]]
[[vi:Thị tộc]]
[[zh:氏族]]
11.374

değişiklik