Postmodern edebiyat: Revizyonlar arasındaki fark

k
düzenleme özeti yok
k (r2.6.5) (robot Ekleniyor: es:Literatura y posmodernidad)
kDeğişiklik özeti yok
== Genel Özellikleri ==
 
Postmodern roman denilince ilk akla gelen [[dil oyunları]] düşüncesidir. Dilin gerçekliği ''temsil eden'' değil ''kuran'' bir yapı olduğu önermesinden hareket ederler.Postmodern romancılar, bu anlamda postmodern teorinin ''temsili sorunsallaştırma'' girişimini üstlenirler, ve gerçekligi temsil etmekten ziyade anlam çoğulluğunu hedeflerler.Çünkü dil, postmodern anlayışa göre bir gerçekliği temsil etmez, belirli bir anlamda aksine ''gerçekliği kurar''. Postmodern roman, tam da dile dair bu bilgi ile üretilen anlatıları işaret eder.
 
Çoğu postmodern romancıda, hem anlatıcının ([[yazar]]'ın) hem anlatının sürekli devrede olması, metin içinde birçok anlatıcı sese imkân verilmesi, anlatı içinde anlatıların içiçe gecmesi ya da anlatı içinde başka bir anlatının/ya da anlatıların izinin sürülmesi türünde ögeler görülür. Bu romanlarda ''yazar’ın geleneksel statüsünü kaybettiği'' ya da en azından bu statüsünün sorunsallaştırıldığı görülür.Temsilin yani sıra yazarın konumu da sorunsallaştırılır. Bu noktada, "anlamı üreten okurdur" düsüncesi belirginlik kazanır. Bu önerme tamamen ona ait olmasa bile büyük ölcüde ''postmodern roman anlayışının'' düsturlarından biridir.
 
Öte yandan, romanlar, kendilerinden önceki anlatıların seslerini yankılarlar.Bu anlamda, postmodern roman, edebi anlatıların ya da daha doğrusu tüm edebiyat geleneğinin bir [[parodi]]si olarak belirir. Kristeva’nin değişiyle bu durum, edebi metnin, [[Metinlerarasılık|metinlerarası]] bir göndermeler mozaği içinde oluştuğu anlamına gelir. Bu nedenledir ki, postmodern roman, tek doğrultulu, kapalı, kapanabılır tek bir anlam katmanına sahip anlatı türlerinden farklılaşmanın bir ürünüdür.
 
Postmodern roman, klasik romandaki gibi [[olay örgüsü]] üzerine kurulu bir anlatı değildir.Olay örgüsünden daha çok [[olay]]'ın ya da olayların ön plana çıkması sözkonusudur.Postmodern roman modernist romandaki gibi zor da olsa ulaşılabilir olan ''anlam bütünlüklerine'' sahip bir anlatı değildir. [[Postyapısalcı felsefe]]nin dil dolayımında ulaştığı kuramsal sonuçlar, postmodern romanın perspektifini doğrudan belirlemektedir.Buna göre, metin, anlamın tamamlanıp bitirildiği ve tüketildiği bir yer değil, aksine hiçbir zaman tamama erişilemeyen, her okumada yeniden değerlendirilmeye açık bir ''uğraktır''; cünkü ardında ya da daha doğrusu ''yapısında'' asla bir yere indirgenemeyecek olan ''uçsuz bucaksız'' bir işaretler sistemi olan [[dil]] vardır.
 
Jale Parla, postmodern romanda okur-yazar-metin iliskisiniilişkisini suşu sekildeşekilde belirtmektedir: "hiç bir metin tamamlanmış bir bütün değildir.Bu da okur ve yazarı yeni bir konumda düşünmemizi gerektirir. Okur ve yazar dil denizinde sözcüklerin anlamlarının dalgalar gibi birbirini izlediği bir devinim içinde yüzerken, metinler, benlikler, kimlikler ve yorumlar da yeni göstergelere dönüşürler....bu epistemolojiye göre, belirleyebileceğimiz yazar, okur, metin yoktur; yalnızca o metin aracılığıyla oluşan söylemler vardır" (''Don Kişot'tan Günümüze Roman'', s.180)
 
== Postmodern roman anlayışında görülen bazı kavramlar ==
== Postmodern Yazarlar ==
 
Dünya çapında tanınan postmodern yazarların en özgün örneği olarak [[İtalioItalo Calvino]] ([[Bir Kış Günü Eğer Bir Yolcu]] kitabıyla), [[Umberto Eco]] ([[Gülün Adı]] ve [[Foucault'nun Sarkacı]] adlı kitaplarıyla), aynı zamanda [[postyapısalcı felsefe]]nin öncüsü olan, felsefi sorunları edebiyat aracılığıyla işleyen [[Jacques Derrida]] (özellikle [[Kartpostallar]] kitabıyla) ilk başta anılabilir. Ancak postmodern romanın temsilcisi olan yazarların listesi bir hayli kabarıktır. Bunların bazılarını şöyle sıralayabiliriz:
 
* [[Paul Auster]]
2.938

düzenleme