"Taşlıca, İspir" sayfasının sürümleri arasındaki fark

değişiklik özeti yok
 
=== Tarihi ===
Oldukça eski bir yerleşim alanı olan ve çevresine, Milattan, önce 9.yüzyılda Urartular hakim olmaya başlamış ve M.Ö. 753 yılında kökü Oğuzlara dayanan SAKA-İSKİT Türkleri bu bölgeye gelip yerleşmişlerdir. M.Ö. 665 yıllarında Çoruh nehri havzasına yerleşen Saka Türk’lerinin HESPERİT ve İSPİRİTİZ Boyları bu bölgeye İSPİR adını koymuşlardır.
1015’ ten itibaren Anadolu’ya başlayan Türk akınlarının tesir sahasında kalan yöremiz, 1071 Malazgirt Zaferinden sonra Türk topraklarına katılmıştır.
Anadolu beyliklerinden sonra İlhanlılar, Karakoyun ve Akkoyunlular tarafından el değiştirilen İspir 1387 tarihinde Timur tarafından zaptedilmiş, daha sonra Karakoyunlular ve Şah İsmail hakimiyetine giren İspir ve yöresi 1514 Çaldıran Zaferi ile Yavuz Sultan Selim tarafından alınmış ve ondan sonra Osmanlı İmparatorluğunun bir Sancağı haline getirilmiştir.İlçe merkezinde bulunan Sultan Selim Camii Çaldıran Seferi dönüşünde Yavuz Sultan Selim Han tarafından yaptırılmıştır.
Birinci Dünya savaşı döneminde ilçemiz 1914 – 1918 yılları arasında Rus işgali ve Ermeni mezalimine uğramış, 25 Şubat 1918’de Kazım Karabekir Paşa Komutanlığında 1. Kafkas Kolordusuna bağlı birliklerce vatan topraklarına katılmıştır
 
=== Kültür ===
Tulum İspir yöresinde usta çırak ilişkisi ile devam etmektedir. Düğünlerimizde, asker uğurlama törenlerinde, sünnet düğünlerinde, köyler arasındaki gençlerin davetlerinde ve özel günlerde İspir yöresine ait bar oyunlarının oynanmasında tulum çalınmaktadır.İspir’de kullanılan tulum çalgısı kalın seslidir. Genelde A-si, B- la ve C-sol seslerinden çalınır. İki oktava yakın sesi vardır. İspir tulumları aynalı yapılır. Nav başlığına boynuz takıldığı tulumlar mevcuttur. İspir tulumunun en önemli özelliği tek enstrüman oarak kullanılmasıdır. İspir barlarındaHoronlarında tulum yanında başka müzik aleti kullanılmaz.
Dut’u Haziran 20 lerde yetişir ve Eylül sonuna kadar devamlı meyve verir. Bu özellik bu güne kadar henüz hiçbir yerde bulunamamıştır. Tadı tatlıdır-özel bir tadı vardır. Rengi çeşidine göre değişsede başka yörelerdeki gibi beyaza yakın sarı olmaz ve daha irirdir. Karadut, Musul dutu, Ekşi dut, Kuduz dut, Çekirdeksiz dut, Çerezlik dut, Ballı dut gibi çeşitleri vardır. Tazesi ve kurusu sofralarda yenir, Pekmez, Pestil, Köme, Gobtin, Hoşaf, Kaysefe yapıldığı gibi Dutla şeker yerine kullanılarak çayda içilir, çerezlik olarak sade veya Cevizle birlikte yenir. Her yıl mutlaka verim verir.
 
Anonim kullanıcı