Çi-çi

Çi-çi İlk Türk milliyetçisidir.

Çi-Çi ya da Çi-Çi Yabgu diye bilinen ve Türk-Hun hükümdarı. Mete'den yaklaşık 150 yıl sonra, Hun İmparatorluğunun Aral gölü ve Batı Türkistan bölgesinde kurulan Batı Hun Devleti'nin hükümdarıdır.[1][kaynak güvenilir mi?][2]

Çi-çi
Hüküm süresi MÖ 56-35
Taç giymesi MÖ 56
Hanedan Hiugn-nu
Babası Kün-Çin
Dini Tengricilik

HayatıDüzenle

Çi-çi Kağan (Çiçi Han) M.Ö. 56-35 yılları arasında kağanlık yapmış Türk hükümdarıdır. Çin kaynaklarında adı Hu-tu Wu-ssu (veya Degroot’un deyimiyle Hun-tunga-su) olarak geçen Hun şehzadesidir. Türk tarihinin derinliklerinde kalmış büyük idealleri olan kahramanlardan biridir. Türk tarihi içinde bilinmezlere karışmıştır. Yaşamı Atatürk’le büyük benzerlik taşımaktadır. Türklere batıyı öğreten, Avrupa’nın kapılarını açan Büyük Hun Hakanı'dır. Son Hun tanhusu olan kardeş Ho-Han-Yeh'in, devletin içinde bulunduğu sıkıntılı durumları öne sürerek Çin'in egemenliği altına girmek istemesi üzerine; Çi-çi Yabgu, bir başka ulusun himayesi altına geçmeyi reddetmiş ve kardeşinin hükümdarlığını da tanımamıştır.

Bu konuda "Boyun eğmeyeceğiz. Zira öteden beri Türkler kuvveti takdir ederler, tabi olmayı hakir görürler. Savaşçı süvari hayatımız sayesinde adı yabancıları titreten bir millet olduk. Biz ölsek de kahramanlığımızın şöhreti kalacak. Çocuklarımız ve torunlarımız diğer kavimlerin efendisi olacaktır." sözlerini söylediği aktarılmaktadır.[1] Bir başka aktarılan sözü ise "'Vatan atalarımızdan torunlarımıza verilmek üzere bize emanet edilmiş kutsal topraklardır. Onursuz bir yaşam uğruna terk edilemez." şeklindedir.[1] Çi-çi'nin bu sözleri Hunları direnişe sürmüş ve Çi‐çi kardeşini mağlup ederek Orhon Nehri civarındaki başkenti ele geçirmiştir. Bunun üzerine ülke ikiye bölünmüştür (M.Ö. 54). Ho‐han‐yeh’nin yönetimindeki Doğu Hun Devleti Çin egemenliğine girmiştir.

Batıya yönelişDüzenle

Çi‐çi M.Ö.49’da artık ikinci bir Mete gibi hareket etmeye başlamıştır. Çi-çi kardeşi Ho-han-yeh’in Çin’e bağlanmasının ardından bir daha geri dönmeyeceğini ve tehlike oluşturmayacağını düşünerek batıya yönelmiştir. Çi-çi Yabgu, kendine bağlı boylarla batıya çekerek M.Ö. 54 te Çu -Talas boylarında bağımsızlığını ilan etmiştir.

Çi‐çi’nin liderliğindeki Batı Hun Devleti Çu‐Talas havzasında etrafı surlarla çevrili yeni bir başkent kurmuş, M.Ö.36 yılına kadar bağımsızlığını muhafaza etmiştir.[3][4]

Fakat Çi-çi’ Yabgu’nun kurduğu Batı Hun Devleti Çin'den gelen baskılar nedeniyle fazla ömürlü olamamıştır. Çi-çi, Talas Irmağı boylarında kurduğu şehirde kalabalık Çin ordularının muhasarasına maruz kalmıştır. Meydan muhabere ve savaşına alışkın olan Hun ordusu, M.Ö. 35 te kale savunmasında başarılı olamamış, Çin ordusu tarafından imha edilmiştir. Yaşanan muhaberede batıdaki Hun devleti yıkılmıştır. Çi-çi Yabgu’nun Çinliler’le savaşa girmeden önce askerlerini cesaretlendirmek için yapmış olduğu konuşması Türk tarihinde unutulmamış, kaynaklarda yerini almıştır. MÖ 35 te yapılmış içlerinde kadın ve çocuklarında bulunduğu bu savaşta Çiçi Kağan ile beraber 1518 kişi savaşarak hayatını kaybetmiştir.

KaynakçaDüzenle

  1. ^ a b c "BilinmeyenTürkTarihi.com". 11 Ocak 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Mart 2016. 
  2. ^ Özer, B. Tarih Dersleri Yardımcı Ders Kitabı 1 Nisan 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Erişim tarihi: 19 Mart 2016.
  3. ^ Ahmetbeyoğlu, A. Kuruluş ve Çöküş Süreçlerinde Türk Devletleri 30 Mart 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., 5–6 Kasım 2007, sayfa 9
  4. ^ Mehmet Özel, Vatan Millet ve Bayrak Sevgisi, s. 419